Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, İstanbul'da düzenlenen 'Sorumlu Habercilik Çerçevesi' adlı medya buluşmasında gazetecilerle bir araya geldi. Daniş, sorumlu haberciliğin, bir haberi 'yumuşatmak' anlamına gelmediğini, aksine kamu yararı gözetilerek, daha doğru, ölçülü ve insanı koruyarak sunulması gerektiğini belirtti.

HABERCİLİĞİN KİMLİĞİ VE ZORLUKLARI
Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşen programda Daniş'e RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler ve Başkan Vekili Deniz Güçer de eşlik etti. İstanbul'dan çok sayıda medya kuruluşunun temsilcisinin katıldığı etkinlikte, haberde kamu yararı, etik ilkeler, doğruluk, dil ve üslup gibi konular masaya yatırıldı. RTÜK tarafından hazırlanan 'Sorumlu Habercilik' kitapçıkları da katılımcılara sunuldu. Başkan Daniş, sorumlu haberciliğin bir yasak listesi olmadığını, yayıncılığın itibarını ve toplumsal dayanıklılığı güçlendiren ortak bir değer olduğunu vurguladı. Rekabetin arttığı medya alanında hız, merak ve gösterişin; doğruluk, kamu yararı ve insan onurunun önüne geçtiği durumlarda yayıncılığın gücünü yitirdiğini ifade etti. Günümüzde yaşanan krizin sadece editoryal değil, ekonomik ve yapısal olduğunu belirten Daniş, küresel dijital platformlara kayan reklam gelirleri nedeniyle yerel medyanın finansal olarak daraldığını ve bunun da kamunun doğru bilgiye erişim hakkını zedelediğini söyledi.

SORUMLU YAYINCILIK REHBERİ VE UYGULAMALAR
RTÜK Başkanı, sorumlu habercilik rehberinin, medyanın kendi geleceğini koruma refleksi olduğunu dile getirdi. Etik dışı, abartılı ve sorumsuz haberciliğin kısa vadede ilgi çekse de uzun vadede güveni ve ekonomik değeri yok ettiğini belirtti. Konvansiyonel medyanın, tüm zorluklara rağmen hâlâ güvenli bir liman olduğunu, kurumsal hafızası, insan denetimi ve hesap verebilirliğiyle geleneksel yayıncılığın, yapay zekânın hızına karşı güveni, kaosuna karşı ise ölçüyü temsil ettiğini söyledi. Rehberin saha verileri, izleme raporları, editoryal deneyim ve akademik birikimin birleşimiyle ortaya çıktığını aktaran Daniş, bazı bültenlerde kullanılan dil ve kurgunun olumsuz toplumsal algıyı pekiştirebildiğini, adli olayların magazinleşmesi, mahremiyet ihlali ve şiddetin normalleşmesi risklerinin arttığını vurguladı. RTÜK izleme birimlerinin yürüttüğü Ana Haber Bültenleri Araştırması'nın, bazı bültenlerdeki başlık, alt bant ve anlatı dilinin olumsuz toplumsal algıyı oluşturabileceğini gösterdiğini belirtti. Daniş, son olarak sorumlu haberciliğin, haberi 'yumuşatmak' değil, kamu yararı ekseninde daha doğru, ölçülü ve insanı koruyarak sunmak olduğunu yineledi.







