Saadet Partisi Ocak Ayı il divan toplantısı parti il başkanlığında gerçekleşti. Toplantıda basına açık bölümde Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel konuştu.
Toplantıya 20. Dönem Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz, ilçe başkanları, AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, DİNBİRDER Konya Şube Başkanı Abidin Yalman ve çok sayıda partili katıldı.
Demirel konuşmasında yerel ve ülke gündemine dair birçok konuyu ele aldı.
KONYALI HEMŞEHRİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM
“Sözlerime başlarken Konyalı hemşehrilerimize teşekkür ederek başlamak istiyorum. Geçtiğimiz ay Genel Başkanımız şehrimizi ziyaret etti. Bu ziyaret kapsamında kendisiyle birlikte şehrimizde bir dizi önemli temaslarda bulunduk.
Ardından Konya’nın sanayicileri ve iş insanlarıyla verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Akabinde il divan toplantımızı yaptık. Salonlara sığmayan büyük bir katılımla gerçekleşen bu programlarda emeği geçen tüm teşkilat mensuplarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan kıymetli hemşehrilerimize ve programlarımıza eşlik eden basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum.”
EMEKLİ MAAŞLARI
“Bildiğiniz üzere, emekli maaşlarına yapılan son zammın ardından hükümet yetkilileri en düşük emekli aylığının 20 bin lira olacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Buradan açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Biz bu rakamın bırakın kabul edilmesini, görüşülmesini dahi doğru bulmuyoruz.
Bizim teklifimiz nettir ve tartışmaya kapalıdır: En düşük emekli aylığı, en az asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.
Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan’ın imzasıyla başlattığımız bu haklı kampanya, emeklilerimizin yoğun desteğiyle kısa sürede çığ gibi büyümüş ve 1 milyonu aşkın imzaya ulaşmıştır. Bu imzalar birer rakam değil; geçim derdiyle boğuşan emeklilerimizin feryadıdır, adalet çağrısıdır.
Buradan soruyoruz: Bugün 20 bin lira maaş alan bir emekli nasıl geçinecek? Evi kiradaysa ne yapacak? Okuyan bir evladı varsa, torununa harçlık veremiyorsa, mutfağındaki tencere kaynamıyorsa bu hesabı kim verecek?
Bakınız, rakamlar her şeyi açıkça ortaya koyuyor. 2026 bütçesinde 2,75 trilyon TL faiz ödenecek. En düşük emekli maaşını 20 bin TL yapmak için ayrılan bütçe ise 70 milyar TL.
Yani emekliye verdikleri para sadece 19 günlük faiz gideri kadar.
Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor: Sorun kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir.
Biz buradan bir kez daha söylüyoruz: Emekli sadaka değil, alın terinin karşılığını istiyor. Lütuf değil, insanca yaşam talep ediyor.”
BELEDİYENİN YANLIŞ KARARLARI
“Konya Büyükşehir Belediyemiz ‘Konya modeli belediyecilik’ diyor. Bu ifadelerin tamamı kulağa hoş gelen, edebi yönü güçlü, toplumu yönlendirmeye ve algı oluşturmaya müsait cümlelerdir. Cümlelerin yapısında bir sorun yoktur. Ancak mesele sözlerin güzelliği değil, bu sözlerin içinin ne kadar doldurulduğudur.
Maalesef Konya Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı kritik kararlarda ciddi isabetsizlikler görüyoruz. İnanın, bu toplantının sonuna kadar yüzlerce örnek sayabiliriz. Ancak birkaç tanesini özellikle ifade etmek istiyorum.
Öncelikle Üçler Mezarlığı’nın yanına yapılan otel meselesi. Bu otel aynı zamanda alkollü bir oteldir. Düşünün orada Konya’nın büyükleri, âlimleri, manevî önderleri orada meffundur.
Mübarek insanların bulunduğu bir kabristanın hemen yanı başında içkili eğlenceler yapılmaktadır. Sormak gerekiyor: Konya’da başka yer mi yoktu da özellikle bir kabristanın köşesi seçildi?
Bir diğer konu Mevlâna Meydanı’dır. Mevlâna Meydanı miting yapılacak bir alan değildir. Mevlâna Meydanı manevî bir mekândır.
Hazreti Pir’in huzurunda, hangi konu olursa olsun; hakaret içeren konuşmaların yapılması, sloganlar atılması, yüksek sesle müzik dinlenmesi inancımıza ve kültürümüze aykırıdır. Maalesef Mevlâna Meydanı tahrip edilmiş, miting alanına dönüştürülmüştür.
Bugüne kadar bu nedenle birçok programa katılmadık. Ancak bir programa katılmak zorunda kaldık. Programın konusu Gazze’ydi. Buna rağmen Mevlâna Meydanı’nda hakaret içeren sloganlar atıldığını, küfürlü söylemlerin kullanıldığını gördük.
Bu kabul edilemez. Buradan bu şehri yönetenlere açıkça sesleniyorum: Mevlâna Meydanı’nı miting alanı olmaktan çıkarın. Orası insanların huzur bulduğu, dua ettiği, dinlendiği, manevî sohbetlerin yapıldığı bir mekândır. Politik konuşmaların yapılacağı bir yer değildir. Bu konuda da belediye maalesef isabetli bir karar verememiştir.”
DEVLET PROTOKOLÜNE UYMAYAN DAVRANIŞLAR
“Cumhurbaşkanının oğlu, sanki resmî bir devlet görevlisiymiş gibi bakanlar, valiler, belediye başkanları ve çeşitli kamu yöneticileri tarafından üst düzey protokolle karşılanması kabul edilebilir bir durum değildir.
Devlet protokolü, kişilere göre değil, makamlara göre uygulanır. Aksi hâlde kamusal düzen, kişiselleşmiş bir yönetim anlayışına dönüşür ki bu durum hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır.”
KANAYAN YARAMIZ GAZZE
“Gazze konusu hiç gündemimizden düşmeyen bir konu. Düşmemeli de. 10 Ekim 2025’ten şu ana kadar 500’ün üzerinde Gazze’li kardeşimiz şehit oldu. 1500’ün üzerinde kardeşimiz yaralandı. Binlerce kardeşimiz esir.
Biz o hükümetteki arkadaşlarımızı anlamakta güçlük çekiyoruz. Gazze’nin yanındayız deyip şu ana kadar binlerce şehidi olan Gazze’li kardeşlerimiz için siz ne yaptınız?
Milli görüş yoksa zulüm var. Milli görüş yoksa pahalılık var. Milli görüş yoksa ezik insanlar var. Milli görüş yoksa ümitsiz insanlar var.
Asla ümitsiz olmayacağız. Biz varız. Biz de çalışacağız, var olacağız. İnşallah hep birlikte yaşanabilir bir Türkiye’yi, yeniden büyük bir Türkiye’yi ve yeni bir dünyayı bizler kuracağız.”








