Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, "Güçlü Esnaf, Güçlü Şehir, Güçlü Türkiye" başlıklı basın açıklamasında, esnaf ve sanatkârların yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı.
Demirel, yüksek enflasyon, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle binlerce işletmenin ayakta kalma mücadelesi verdiğini söyledi.
"ESNAF TARİHİNİN EN ZOR DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR"
Esnafın ülke ekonomisinin temel direklerinden biri olduğunu vurgulayan Mehmet Demirel, şu ifadeleri kullandı:
"Esnaf ve sanatkârlarımız, bu ülkenin ekonomik hayatının omurgası, şehirlerimizin ruhu ve toplumsal dayanışmamızın en güçlü temsilcileridir.
Mahalle kültürünü yaşatan, üretimi ayakta tutan, istihdam sağlayan ve vatandaşımızla birebir temas eden esnafımız, sadece ticaret yapan bir kesim değil; aynı zamanda sosyal hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir.
Ne yazık ki bugün esnafımız tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan kira ve enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve bankacılık sisteminin oluşturduğu ağır yükler nedeniyle binlerce işletme ayakta kalma mücadelesi vermektedir."
"HER GÜN YÜZLERCE ESNAF KEPENK KAPATIYOR"
Artan maliyetler ve düşen alım gücünün esnafı zor durumda bıraktığını belirten Demirel, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
"Bir tarafta maliyetler her geçen gün artarken, diğer tarafta vatandaşın alım gücünün düşmesi nedeniyle satışlar gerilemektedir.
Esnafımız, emeğinin karşılığını alamadığı gibi, işletmesini sürdürebilmek için ağır borç yükünün altına girmek zorunda bırakılmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen insanların böylesine zor şartlar altında bırakılması kabul edilemez.
Son aylarda her gün yüzlerce esnafımız kepenk kapatmaktadır. Kapanan her dükkân yalnızca bir işletmenin faaliyetini sonlandırması anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda bir ailenin geçim kaynağı kaybolmakta, yeni işsizler ortaya çıkmakta, mahalle kültürü zayıflamakta ve şehirlerimizin ekonomik canlılığı zarar görmektedir."
"İNSANI MERKEZE ALAN EKONOMİ ANLAYIŞINI SAVUNUYORUZ"
Milli Görüş'ün ekonomi anlayışına değinen Demirel, üretim ve adalet odaklı bir sistemin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Milli Görüş, ekonomiyi sadece rakamlardan ibaret görmez. Bizim anlayışımızda ekonomi; insanın huzuruna, adalete ve üretime hizmet ettiği ölçüde anlam taşır.
Sermayeyi önceleyen değil, insanı merkeze alan; rantı değil üretimi, faizi değil paylaşımı, israfı değil bereketi esas alan bir ekonomik düzen hedefliyoruz."
ESNAF İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADI
Demirel, esnafın yaşadığı sorunların çözümü için atılması gereken adımları da şöyle sıraladı:
"Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki güçlü bir Türkiye'nin yolu, önce üreticisini, çiftçisini, işçisini ve esnafını güçlendirmekten geçmektedir. Çünkü esnafın ayakta kalamadığı bir ekonomide ne sürdürülebilir kalkınmadan ne de sosyal adaletten söz etmek mümkündür.
Bu nedenle öncelikle esnafın kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçları, ödeme gücü dikkate alınarak yeniden yapılandırılmalıdır. Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin kaynakları güçlendirilmeli, faizsiz ve uzun vadeli finansman imkânları artırılmalıdır.
POS komisyon oranları düşürülmeli, tahsilat bloke süreleri kısaltılmalı, küçük işletmeler üzerindeki bankacılık maliyetleri azaltılmalıdır.
Bunun yanında küçük işletmelerin enerji, kira ve işletme giderlerini hafifletecek destek mekanizmaları hayata geçirilmeli, vergi sistemi üretimi ve istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Zincir marketler ile mahalle esnafı arasındaki rekabet adil kurallara kavuşturulmalı, yerel üretim ve mahalle esnafını koruyan politikalar kararlılıkla uygulanmalıdır."
"GÜÇLÜ ESNAF GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEKTİR"
Açıklamasının sonunda üretim ve emeğin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Demirel, şu değerlendirmede bulundu:
"Biz biliyoruz ki güçlü esnaf; güçlü ekonominin temelidir. Güçlü ekonomi ise ancak adalet üzerine inşa edilir. Adaletin olmadığı yerde ne bereket olur ne de sürdürülebilir kalkınma sağlanabilir.
Saadet Partisi olarak, üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya; esnafımızın sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüm üretmeye devam edeceğiz.
Çünkü inanıyoruz ki güçlü esnaf güçlü şehirleri, güçlü şehirler ise güçlü bir toplumu inşa eder. Türkiye'nin ihtiyacı; borçla ayakta duran bir ekonomi değil, üretimle büyüyen, adil paylaşımı esas alan ve herkesin refahtan pay aldığı bir düzendir."









