Araç piyasasında sıkça karşılaşılan kilometre düşürme uygulamasının yalnızca ahlaki değil, hukuki olarak da ciddi sonuçları var. Avukat Mücahid Küçük, bu durumun dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirildiğini ve özellikle araç alım-satımını meslek haline getiren kişilerin daha ağır cezalarla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Kilometreyle oynanarak değerinden yüksek fiyatla satılan araçların alıcıları için hem maddi hem de hukuki riskler doğurduğunu belirten Küçük, “Kilometresi düşürülen araçlar, gerçekte olduğundan daha az kullanılmış gibi gösterilerek daha yüksek bedelle satılıyor. Bu durumda aracı satan kişi kendisine doğrudan haksız bir menfaat sağladığı için dolandırıcılık suçu işlenmiş oluyor,” dedi.
Ayrıca bu işlemi sıradan vatandaşlar değil de galerici ya da araç ticareti yapan bir kişi gerçekleştiriyorsa, bu durumda suç “nitelikli dolandırıcılık” kapsamına giriyor ve ceza daha da ağırlaşıyor.
Vatandaşların böyle bir durumla karşılaşması halinde yapması gerekenlere de değinen Avukat Küçük, “Öncelikle savcılığa suç duyurusunda bulunulmalı. Ayrıca hukuk yoluna da başvurarak aracın iadesi, değiştirilmesi ya da bedel farkının tahsili gibi taleplerde bulunabilirler. Çünkü aracın kilometresinin düşürülmesi, ayıplı mal kapsamında değerlendirilir,” ifadelerini kullandı.
Küçük, özellikle ikinci el araç satın alacak vatandaşlara da çağrıda bulunarak, noter satışından önce araçların geçmiş servis kayıtlarının ve TÜVTÜRK raporlarının dikkatlice incelenmesini önerdi.







