Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, mart ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin mevcut durumunu ve savaşların etkilerini değerlendirdi. Ardıç, "Savaş artık sadece sınır hattını değil, üretim bantlarını da titreten bir dalgaya dönüştü" diyerek, çatışmaların ekonomik sonuçlarına dikkat çekti.

JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE EKONOMİ
Ardıç, dünya ekonomisinin gündemini artık üretim ve büyüme yerine jeopolitik gerilimlerin belirlediğini vurguladı. Küresel ekonominin sadece piyasaların değil, fay hatlarının da diliyle konuştuğunu belirten Ardıç, yatırım, ihracat, finansman ve sanayi üretimini konuşurken, savaşların, belirsizliklerin ve krizlerin ekonomik sonuçlarını da değerlendirmek zorunda kalındığını ifade etti. Hemen yanı başımızdaki Rusya-Ukrayna savaşının etkilerinin sürerken, Körfez'deki yeni çatışma sarmalının daha geniş sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
SAVAŞLARIN EKONOMİK MALİYETİ
Enerji fiyatlarındaki hızlı yükselişin küresel enflasyon baskısını yeniden artırabileceğini belirten Ardıç, sanayi açısından savaşların ekonomik karşılığının daha pahalı enerji, daha pahalı lojistik ve daha yüksek sigorta giderleri olduğunu söyledi. Bu durumun daha temkinli yatırım kararlarına ve daha zor bir dış ticaret iklimine yol açtığını, tüm sektörleri olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. Ardıç, güçlü bir savunma sanayiinin sadece güvenlik için değil, ekonomik bağımsızlık için de temel bir unsur olduğunu vurguladı. Savunma teknolojisinde bağımsız olmanın geleceği güvence altına aldığını belirtti.
ÜRETİM VE ARZ KAPASİTESİNİN ÖNEMİ
Ardıç, arz kapasitesinin yeterince güçlendirilemediği bir ekonomide makroekonomik dengelenmenin ve enflasyonla mücadelenin kalıcı olarak sağlanamayacağını savundu. Tarımın zayıfladığı ve sanayinin istenen ölçüde büyümediği bir ortamda, sadece talebi baskılayarak fiyat istikrarı elde edilemeyeceğini belirtti. Gerçekçi ve sürdürülebilir bir enflasyonla mücadele yolunun, üretimi, sanayiyi, tarımı ve verimliliği merkeze alan bir büyüme anlayışından geçtiğini sözlerine ekledi. Kadınların üretim ve yönetimde daha fazla yer almasının sürdürülebilir kalkınma için kritik önem taşıdığını ve ASO personelinin yarısının kadınlardan oluştuğunu, 7 müdürden 5'inin kadın olduğunu paylaştı.







