Suriye'deki savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan anne ve kızı, Türkiye'de sürdürdükleri eğitimle geleceğe umutla bakıyor. Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) açıklamasına göre, savaşın yıkıcı etkileri ve zorunlu göç dalgası nedeniyle eğitim hayalleri yarım kalan binlerce genç, Türkiye'nin sağladığı 'güvenli liman'da hayata yeniden tutunuyor. Türkiye, YÖK öncülüğünde gençlere sadece nitelikli bir diploma değil, aynı zamanda güvenli bir gelecek sunuyor.
ANNENİN VE KIZININ EĞİTİM YOLCULUĞU
Geleceğin doktor adayı Reyam Albasha ve annesi Wahad Alhaj Yahia da bu öğrenciler arasında yer alıyor. Albasha, Ankara Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim görürken, annesi Yahia da Sakarya Üniversitesi'nde Orta Doğu Çalışmaları alanında yüksek lisans yapıyor. Yaklaşık 11 yıl önce Türkiye'ye gelen ve şu anda dördüncü sınıf öğrencisi olan Albasha, Türkiye'deki deneyimini 'iyi ki' olarak tanımladı.
TÜRKİYE ARTIK İKİNCİ VATANIMIZ
Albasha, başlangıçta dil konusunda sorunlar yaşadığını ancak Türk halkının ve arkadaşlarının samimiyeti sayesinde bu sorunu aştığını belirterek, 'Türk halkı gerçekten çok sıcakkanlı. Hiçbir zaman burada yabancıymışım gibi hissetmedim. Türkiye artık benim ikinci vatanım.' ifadelerini kullandı. Türk yükseköğretim sisteminin kalitesine işaret eden Albasha, en büyük hedefinin Türkiye'de edindiği tıbbi bilgi ve tecrübeyi kendi ülkesine taşımak olduğunu söyledi.
DÜNYAYA ÖRNEK BİR DURUŞ
Anne Yahia da Türkiye'nin sadece Suriyelilere değil, savaş mağduru tüm öğrencilere ve akademisyenlere kucak açarak, tüm dünyaya örnek olacak bir duruş sergilediğini hatırlatarak, 'Türkiye savaş mağduru öğrenciler ve akademisyenlere destek oluyor. Tüm dünya sessizken yardımlarını Gazze'ye ulaştıran Türkiye'ye müteşekkiriz.' açıklamasını yaptı. Uluslararası öğrencileri hem akademik hem sosyal hayata hızla entegre eden Türk üniversiteleri, savaşın travmatik izlerini silerek, gençlerin kendi ayakları üzerinde durabilecekleri yepyeni bir hayat kurmalarına zemin hazırlıyor.









