Konya'da iki yıl önce motosikletiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden 14 yaşındaki semazen Emir Kağan'ın hayalini, kardeşi Umut Nazım Bektaş gerçekleştirmek için büyük bir azimle çaba gösteriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nda gönüllü semazen olan ağabeyinden öğrendiği semazenliği sürdüren 13 yaşındaki Bektaş, her semada Emir Kağan’ı hatırlıyor.
Bu yıl “Huzur Vakti” temasıyla gerçekleştirilen Hazreti Mevlana’nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’nde yerini alan Bektaş, ağabeyi gibi sema salonunda aynı manevi atmosferi hissediyor.

“AĞABEYİMİN HATIRASI OLDUĞU İÇİN SEMAZENLİĞE DAHA ÇOK EMEK VERİYORUM”
-
sınıf öğrencisi Bektaş, AA muhabirine, sema yapmaya Emir Kağan’a özenerek başladığını söyledi.
Ağabeyi Emir Kağan'dan geriye kalan bu ulvi görevi devam ettirmeye çalıştığını belirten Bektaş, şu ifadeleri kullandı:
“Semayı o yanımdaymış gibi yapmaya çalışıyorum. Son semasını beraber yapmıştık ve sürekli beraberdik.”
Bektaş, nereye gitse ağabeyi yanındaymış gibi hissettiğini, gücünü ve kuvvetini bundan aldığını dile getirdi.
Semazenliği çok sevdiğini vurgulayan Bektaş, şunları söyledi:
“Ağabeyimin hatırası olduğu için semazenliğe daha çok emek veriyorum.
Ağabeyimin semada kullandığı kişisel eşyaları şu anda bana biraz büyük geliyor.
Ama sikkesi, tennuresi ve diğer eşyalarını büyüyünce semazenlik yaparken kullanmayı istiyorum.”

“RABB’İM SANKİ O YILA TESADÜF ETTİRDİ”
Evladını kaybetmenin hüznüyle yaşayan 48 yaşındaki anne Ayşegül Bektaş, oğlundan geriye kaldıramayacağı bir acının kaldığını anlattı.

Kaza günü oğlundan sabah yatağında yatarken öperek ayrıldığını belirten Bektaş, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Eve geldiğimizde yoktu. Daha sonra kaza yaptığı haberini öğrendik ve hastanede kaybettik. Şeb-i Arus'u her yıl farklı bir temayla kutluyoruz. '
Dostluk Vakti, 'İrfan Vakti', 'Huzur Vakti' gibi. Emir Kağan'ın vefat ettiği yıl da 'Vuslat Vakti' olarak kutlanıyordu.
Rabb'im sanki o yıla tesadüf ettirdi. Emir'im de vuslata erdi. Cumartesi akşam semasını yaptı, pazar günü Rabb'im aldı.”
Bektaş, evladının hayatındaki her şeyin yarım kaldığını ve onun hatıralarıyla yaşadıklarını ifade etti.

“ONA BAYRAM, BANA ACI OLDU”
Şeb-i Arus geldiğinde kendilerine bir hüzün çöktüğünü anlatan acılı anne şu sözlerle duygularını paylaştı:
“Eşyalarından sema kıyafetleri, kazadaki kıyafetleri kaldı. Hala açamadığım dolabı var. Oğlumu, Hazreti Mevlana'nın vefat ettiği Şeb-i Arus günü kaybettim.
Benim oğlumun da ölüm yıl dönümü oldu. Ona bayram, bana acı oldu. Umut da çok güzel bir semazen ve ağabeyinin yolunda. Bizi de o mutlu edecek, bundan sonra onunla yaşayacağız.”

BABA BEKTAŞ: ŞEB-İ ARUS BİZİM İÇİN HÜZÜN AYI
Baba Necdet Bektaş, Şeb-i Arus’un kendileri için artık bir hüzün ayı olduğunu belirterek, Umut Nazım’ın ağabeyinin yolundan ilerlemesinin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.









