Yaz aylarının kavurucu sıcakları, özellikle tansiyon hastaları için ciddi bir tehdit oluşturuyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Selim Özgül, bu dönemde alınması gereken önlemleri ve sık yapılan hataları gözler önüne sererek, milyonlarca kişiyi uyardı.
Sıcaklıklar Tansiyonu Nasıl Etkiliyor?
Dr. Özgül'ün açıklamalarına göre, aşırı sıcaklar vücudun kendini serinletme mekanizmasını tetikleyerek damarların genişlemesine yol açıyor. Bu durum, bazı bireylerde tansiyonun beklenenin altına düşmesine neden olabiliyor. Terleme ile kaybedilen sıvı ve mineraller de tansiyon dengesini bozarak olumsuz etkiler yaratabiliyor. Özellikle yaşlılar, kalp ve böbrek rahatsızlığı olanlar ile tansiyon ilacı kullananlar, bu değişimlerden daha fazla nasibini alıyor. Tansiyonun aşırı düşmesi baş dönmesi, halsizlik, bayılma hissi ve denge kaybı gibi şikayetlere yol açarken, bazı durumlarda sıcaklığın yarattığı stres ve sıvı kaybı tansiyonun yükselmesine de sebep olabiliyor.
İlaçlarla Oynama Hatası ve Çözüm Yolları
Sıcak havalarda tansiyon değerlerinde yaşanan değişimler nedeniyle bazı hastaların kendi başlarına ilaç dozlarını azaltma veya ilacı tamamen bırakma eğiliminde olduklarını belirten Dr. Özgül, bunun son derece riskli bir davranış olduğuna dikkat çekiyor. Tansiyon ilaçlarının doz ayarlamasının yalnızca doktor kontrolünde yapılması gerektiğini vurgulayan uzman, hastaların düzenli olarak tansiyonlarını ölçmeleri, değerlerini not almaları ve olağandışı bir durumla karşılaştıklarında derhal doktorlarına başvurmaları gerektiğini ifade ediyor. Kendi kendine ilaç değiştirmek veya doz ayarlamak, kontrol altına alınamayan tansiyon yükselmelerine ve hayati tehlike taşıyan sağlık sorunlarına davetiye çıkarabilir.
Sıvı Tüketimi ve Güneşten Korunma Hayati Önem Taşıyor
Sıcak havalarda tansiyon hastaları için yeterli miktarda su tüketimi hayati önem taşıyor. Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su içilmesi, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı oluyor. Dr. Özgül, günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçınılması, gölgede kalınması, açık renkli ve ince kıyafetler tercih edilmesi ve aşırı tuzlu gıdalardan uzak durulması gibi basit ama etkili önlemlerin alınmasını öneriyor. Ağır fiziksel aktivitelerin ise sabah erken veya akşam serinliğinde yapılması tavsiye ediliyor. Yaz aylarında beslenme düzenindeki değişikliklerin de tansiyon kontrolünü etkileyebileceğini belirten Özgül, ağır yemekler yerine hafif ve dengeli öğünlerin tercih edilmesi, günlük sıvı ihtiyacının ise ağırlıklı olarak su ile karşılanması gerektiğini vurguluyor. Ani baş dönmesi, bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı veya aşırı düşük/yüksek tansiyon değerleri gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması büyük önem taşıyor.









