Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akbulut, iklim değişikliğinin artık sadece çevresel bir mesele olmadığını, insan sağlığını doğrudan ve ölümcül bir şekilde tehdit eden ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü vurguladı. Özellikle son yıllarda yaşanan aşırı sıcaklıkların, bu tehdidin en belirgin ve tehlikeli tezahürlerinden biri olduğunu belirtti.
SICAK HAVA DALGALARI ÖLÜMCÜL ETKİLER YARATIYOR
Prof. Dr. Akbulut, 1950'lerden bu yana sıcak hava dalgalarının sıklığında, şiddetinde ve süresinde dramatik bir artış yaşandığını ifade etti. Küresel ölçekte, yalnızca yüksek sıcaklıklar nedeniyle her yıl yaklaşık 17,5 milyon sağlıklı yaşam yılının kaybedildiğini ve Avrupa'nın dünyanın en hızlı ısınan kıtası haline geldiğini belirtti. Tüm önleyici çabalara rağmen, 2022 yılında Avrupa'da aşırı sıcaklara bağlı olarak 60 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini dile getiren Akbulut, iklim değişikliğinin artık süreklilik kazanan bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü söyledi.
KALP VE DAMAR SİSTEMİ RİSK ALTINDA
Aşırı sıcaklıkların yol açtığı sağlık sorunlarının önemli bir kısmının kalp ve damar sistemiyle ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Akbulut, sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte bu hastalıklara bağlı ölüm ve hastalık oranlarında belirgin bir artış gözlemlendiğini aktardı. Yerel eşik değerlerin üzerindeki her 1 derecelik sıcaklık artışının, kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümleri yüzde 2,1 oranında artırdığını, bu oranın inmede yüzde 3,8'e, akut koroner sendromlarda ise yüzde 3,5'e kadar çıktığını açıkladı. Vücudun sıcaklıkla mücadele ederken ciddi bir fizyolojik yük altına girdiğini, sıcak havalarda damarların genişleyerek kalbin daha hızlı çalışmak zorunda kaldığını ve bu durumun, özellikle altta yatan kalp-damar hastalığı olan bireylerde ciddi tablolara yol açabileceğini vurguladı. Ayrıca, terleme sonucu oluşan sıvı kaybının yetersiz karşılanmasının böbrekler başta olmak üzere birçok organı olumsuz etkileyebileceğini ve artan kan yoğunluğunun trombotik olay riskini yükselttiğini ekledi. İlaçların etkisinin de değişebileceğini ve belirli ilaçları kullanan hastalarda kalp krizi riskinin arttığını, bu etkinin sadece ileri yaşlarda değil, daha genç yaş gruplarında da görülebildiğini belirtti. Hava kirliliği ile birleştiğinde etkisinin daha da arttığını ve düşük sosyoekonomik düzeydeki bireylerin daha büyük risk altında olduğunu sözlerine ekledi.








