Sigorta fonları ile finansal özgürlüğe giden yol açılıyor: Vergisel avantajlar öne çıkıyor

EKONOMİ Yayınlanma : 30 Mart 2026 12:21 Düzenleme : 30 Mart 2026 12:21
Sigorta fonları ile finansal özgürlüğe giden yol açılıyor: Vergisel avantajlar öne çıkıyor
Sigorta fonları, vergisel avantajlarla finansal özgürlük için yeni bir rota çiziyor. Döviz bazlı birikimli ve prim iadeli hayat sigortaları, özellikle bordrolu çalışanlar için miras niteliğinde güvence sunarken, vergi avantajlarıyla geleceğ

TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu Kurucu Başkanı Abdulcelil Alkış, finansal özgürlüğün sadece gelir artışına değil, aynı zamanda vergisel avantajların akıllıca kullanılmasına bağlı olduğunu vurguladı. Alkış, döviz bazlı birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarının aileler için 'miras niteliğinde' bir güvence sunduğunu belirtti. Özellikle bordrolu çalışanların maaşlarından kesilen vergilerin, doğru bir planlama ile uzun vadede döviz bazlı önemli bir varlığa dönüştürülebileceğini ifade etti.

VERGİ AVANTAJI VE ERTELEME RİSKİ

Genç profesyoneller ve bordrolu çalışanlar için büyük önem taşıyan döviz bazlı birikimli/prim iadeli hayat sigortalarında vergi avantajı ve bekleme maliyetinin altını çizen Alkış, finansal planlamada en büyük riskin erteleme alışkanlığı olduğunu söyledi. Maaştan kesilen vergilerin kişisel birikime dönüştürülebileceğinin altını çizen Alkış, erken yaşta sisteme dahil olmanın kritik önemini vurguladı. Alkış, "Ertelediğiniz her yıl mirasınızdan 5 bin dolar siliyor" diyerek, gençlerin sigortayı bir 'masraf' olarak görmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savundu. Bekleme maliyeti analizlerine göre, 25 yaşında sisteme giren bir kişi ile 35 yaşında başlayan kişi arasında sadece zaman değil, sağlanan koruma açısından da devasa bir fark oluştuğunu belirtti. 25 yaşında başlayanla 35 yaşında başlayan arasındaki farkın, koruma açısından 170 bin dolarlık kayıp anlamına geldiğini ifade etti.

GİDER YÖNETİMİ VE GELECEK İNŞASI

Klasik yatırım araçlarının ötesine geçen bu sistemin hem bir 'gider yönetimi' hem de 'gelecek inşası' aracı olarak kullanılabileceğini belirten Alkış, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki düzenlemelerin 'vergi kaldıracı' etkisi yarattığını söyledi. Bu sayede prim ödemelerinin vergi matrahında indirim imkanı bulabildiğini dile getiren Alkış, sistemin aynı zamanda yaşam kaybı riski gerçekleşmesi halinde aileye bırakılacak döviz bazlı bir miras niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye'de 'yastık altında' tutulan varlıkların finansal sisteme kazandırılmasının makroekonomik açıdan büyük önem taşıdığını belirten Alkış, sigorta acentelerinin bu dönüşümde köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Türkiye'nin yastık altında bekleyen yaklaşık 400-500 milyar dolar değerindeki varlığının sisteme dahil edilmesinin artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu söyledi. Gelir Vergisi Kanunu'nun 63. ve 89. maddeleri kapsamında sunulan 'vergi kaldıracı'nın, özellikle yüksek gelir grubundaki çalışanlar için yüzde 40'a varan vergi iadesi imkanı tanıdığını, bunun da ödenen primin neredeyse yarısının devlet tarafından finanse edildiği anlamına geldiğini ekledi. Bordrolu çalışanlar için yüzde 40'lık vergi arbitrajı fırsatına dikkat çeken Alkış, şahıs sigorta primlerinin matrahtan düşülmesiyle hem birikim yapıldığını hem de vergi yükünün hafifletildiğini belirtti. Bugün atılacak bir imzanın, uzun vadede yüz binlerce dolarlık finansal güvence anlamına geldiğine dikkat çekti. Prim iadeli hayat sigortalarının enflasyona karşı güçlü bir kalkan olduğunu vurgulayan Alkış, sistemde kanserden kalp krizine, organ nakline kadar sözleşme kapsamındaki kritik hastalıklar gerçekleşirse toplu ödeme yapıldığını, poliçe süresince sağlıklı kalınması halinde ise ödenen primlerin döviz bazlı olarak geri alındığını belirtti. Bu modelin, vergi avantajıyla birleştiğinde 'sıfır maliyetli' bir yatırıma dönüştüğünü ifade etti. TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu'nun projeksiyonlarına göre, bireylerin sigortayı maliyet yerine döviz bazlı varlık olarak değerlendirmesi, kurumların çalışanlara grup hayat ve kritik hastalık sigortalarını yan hak olarak sunması, devletin acentelerin finansal danışmanlık rolünü güçlendirmesi ve sektörün prim iadeli ürünleri çeşitlendirmesi önerildi. Alkış, "Finansal özgürlük artık yalnızca kazanılan gelirle değil, mevcut gelirin ne kadarının vergi yerine geleceğe yönlendirildiğiyle ölçülmektedir. Vergi kaldıracı bu dönüşümün en güçlü anahtarıdır" dedi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.