İstanbul'un kalbinde, geçmişin izlerini taşıyan tarihi Sirkeci Garı, artık sadece bir geçiş noktası olmaktan çıkıp yaşayan bir kültür ve sanat merkezine dönüşüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un müjdeli açıklamalarıyla, bu tarihi yapının ulaşım işlevini sürdürürken aynı zamanda kütüphaneler, sanat galerileri ve etkinlik alanlarıyla dolu dolu bir 'yaşayan kültür adası' haline geleceği duyuruldu.

TARİHİN MİMARİSİYLE BULUŞTUĞU YENİDEN DOĞUŞ
Bakan Ersoy'un bizzat yerinde incelediği ve detaylarını paylaştığı restorasyon çalışmaları, Sirkeci Garı'nın özgün mimarisini titizlikle koruyarak yeniden hayat bulmasını sağlıyor. Yoğun işçilikli ve narin yapısıyla dikkat çeken ana gar binası, geçmişteki ihtişamına uygun bir şekilde restore ediliyor. Bu kapsamda, geçmişte yapılan niteliksiz eklemeler kaldırılarak, tarihi yarımadanın siluetine zarar veren unsurlar ortadan kaldırılacak. Emirler Mescidi'nin de yeniden inşa edileceği proje, bölgenin tarihi dokusunu güçlendirecek.

ULAŞIM VE KÜLTÜRÜ BİRLEŞTİREN YAŞAM ALANI
Sirkeci Garı'nın ulaşım aksı özelliğini kaybetmeyeceği, aksine bu özelliğin bir yaşam merkeziyle harmanlanacağı vurgulandı. Büyük işletme binası, her yaş grubuna hitap edecek zengin bir kütüphaneye ev sahipliği yapacak. Ambar binaları ise sergi ve tiyatro alanlarına dönüştürülerek sanatsal faaliyetlere kapı aralayacak. Ayrıca, gün boyu insanların vakit geçirebileceği açık etkinlik alanları, seyir terasları, çocuk oyun alanları ve sosyal kullanım alanları oluşturulacak. Böylece Sirkeci Garı, hem geçmişin anılarını yaşatacak hem de geleceğin kültürel ve sanatsal buluşma noktası olacak.







