Şirketlere büyük nefes! Kritik uygulama 1 yıl ertelendi

EKONOMİ Yayınlanma : 10 Aralık 2025 09:42 Düzenleme : 10 Aralık 2025 13:52
Şirketlere büyük nefes! Kritik uygulama 1 yıl ertelendi
Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle zarar eden şirketler için kur farkı zararlarının dikkate alınmama süresi 1 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı.

Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) ilişkin tebliğde değişiklik Resmi Gazete’de yayımlandı.

Zarar eden şirketleri doğrudan ilgilendiren düzenleme ile kur farkı zararlarına ilişkin uygulamanın süresi uzatıldı.

Sermaye kaybı ve borca batık olma durumuna yönelik bilanço hesaplamalarında tarih değişikliğine gidildi.

KUR FARKI ZARARLARI 2027’YE KADAR DİKKATE ALINMAYACAK

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları 1 Ocak 2027 tarihine kadar dikkate alınmayacak.

Bu karar, döviz borcu bulunan ve bilançosu kur farkı zararları nedeniyle bozulan şirketler için önemli bir rahatlama olarak değerlendiriliyor.

ZARAR EDEN ŞİRKETLER İÇİN KRİTİK ERTELEME

Daha önce belirlenen süre içerisinde sermaye kaybı yaşadığı için teknik olarak borca batık duruma düşen birçok şirket, kur farkı zararlarının dikkate alınmaması sayesinde iflas riskiyle karşı karşıya kalmaktan geçici olarak kurtulmuş oldu.

Söz konusu erteleme, özellikle dövizle borçlanan, ihracat yapan ve enerji, sanayi, inşaat gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri yakından ilgilendiriyor.

TTK 376’NCI MADDEDE NE DENİYOR?

Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinde “Sermayenin kaybı, borca batık olma durumu” ele alınıyor. Çağrı ve bildirim yükümü başlığı altında şu hükümler yer alıyor:

“Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.

(Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır.

Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister.

Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun.

Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.