Sivas'ın Çukurbelen köyünde, yıllar önce gölgesinde serinlenecek tek bir ağacın bile bulunmadığı bir arazide, iki arkadaşın başlattığı fidan dikme girişimi, adeta bir mucizeye dönüştü. Yaklaşık 20 yıl önce başlayan bu çaba, bugün 3 bin ağaçlık görkemli bir ormana ev sahipliği yapıyor.

KÖYLÜLERİN İSİMLERİ AĞAÇLARDA YAŞIYOR
Abdulbaki Hafızoğlu ve hayatını kaybeden arkadaşı Talat Akgül'ün 5 fidanla çıktığı yolculuk, zamanla köy halkının da desteğiyle 3 bin ağaca ulaştı. Bu ormanlık alanlar, bozkırın ortasında adeta bir yeşil vaha yaratırken, en dikkat çekici yönlerinden biri de her fidanın bir köylünün adını taşıması oldu. Bu anlamlı uygulama, köyde bir kültür haline geldi ve genç yaşlı herkesi fidan dikmeye teşvik etti.

BOZKIRDAN YEŞİL CENNETE: BİR BAŞARI HİKAYESİ
Abdulbaki Hafızoğlu, yaşadıkları süreci anlatırken, "Gölgesinde serinleyebileceğimiz bir ağacın olmadığını fark ettik ve bu bizi çok üzdü. Talat abimle birkaç fidan dikme fikri ortaya attık. Başlangıçta 5 fidan diktik ve bir yıl sonra filizlenip yeşermeleri bize büyük motivasyon sağladı. İmkanlar kısıtlıydı, arabalarımızın arkasına bidonlarla su taşıyarak ağaçları suladık. Köy halkını da motive ederek 2 bin ağaç diktik. Dışarıdan görenler de heveslenip destek oldular" dedi. Köy muhtarı Ahmet Tüfekçi ise, bu çalışmanın köy halkının ortak emeği olduğunu ve her ağaçta dikenlerin isimlerinin yer aldığını belirterek, kuruyan ağaçları tekrar dikerek ülkeyi yeşillendirme gayretinde olduklarını ifade etti. Köy sakinlerinden Ahmet Dumlu da, bu projenin atalarından kalan güzel bir miras olduğunu ve diğer köylere de örnek olmasını dilediğini dile getirdi.








