Fatih Sultan Mehmet bu kaleyi almakta zorluk çektiği için Gevale Kalesinin yıkılmasını emretmiş. Gevale Kalesi zaman zaman sultanların sığınağı olmuş.
HALK ARASINDAKİ İSMİNİ KALE BURÇLARINDAN ALIYOR
Kalenin burçları, uzaktan takke gibi göründüğü için bu dağa Takkeli Dağ’da denilmektedir. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan Dârülmülk Konya Dergisi’nde de Gevale Kalesi’ne yer verilirken, hapishane olarak kullanıldığı da yer veriliyor. Ahmet Çaycı ve Zekeriye Şimşir tarafından kaleme alınan yazıda Gevale Kalesi’nin sultanların sığınağı olarak kullanıldığına dikkat çekiliyor.

ARKEOLOJİK KAZILAR YAPILIYOR
Konya kent merkezinin yaklaşık 7 kilometre batısındaki Takkeli (Karaburgalı) Dağın zirvesinde yer alan Gevale Kalesi’ndeki bilimsel çalışmalar sayesinde kentin bilinen tarihine katkı sağlayacak bulgular elde ediliyor. Geçmişi Helenistik döneme kadar geriye giden Gevale Kalesi, Konya kentinin savunmasında kilit rol oynayan volkanik dağların zirvesindeki iki kaleden birisidir.

SULTANLAR İÇİN EĞLENCE VE AV MEKANI
İmarı büyük oranda Bizans döneminde tamamlanmış, Anadolu Selçuklu döneminde yenilenerek kale içine yaşam alanları inşa edilmişti. Olağanüstü durumlarda devlet işlerinin görüşüldüğü mekân olmanın yanı sıra sultanlar için eğlence ve av mekânı, diğer taraftan da siyasi mahkumların tutulduğu bir Üç yüz altmış derecelik görüş alanı ile Gevale Kalesi’nin kuzey yamacı yapılardan oluşmaktaydı.
FATİH SULTAN MEHMET YIKTIRMIŞ
1466–1467 yılında Fatih Sultan Mehmet Karaman seferi sırasında tunç toplar ve taş top gülleleri vasıtasıyla Gevale Kalesi Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Osmanlı Tarihçisi Âşıkpaşazâde, Fatih’in, kaleyi onardığı ve içerisine askerler yerleştirdiğini söyler. Fatih Sultan Mehmet bu kaleyi almakta zorluk çektiği için Gevale Kalesinin yıkılmasını emretmiştir. Hoca Sadeddin Efendi, iç kale yaptırılınca artık bu kaleye ihtiyaç kalmadığını, hatta Konya Kalesini tamir ettirmek için Niğde, Develi, Gevale gibi kalelerden onar er verilerek takviye edilmesi istenmiştir.

HAPİSHANE OLARAK KULLANILMIŞ
İç kalede, hükümdar kasrı, dizdar ve iç hazine daireleri muhafızların oturacakları yerler, cephanelik, erzak ambarları ve 17 sığınak olup buralar, barış zamanlarında hapishane olarak kullanılmıştır. Ayrıca kalenin doğu tarafında savunma kuleleri mevcuttu. Selçuklular ve Karamanoğulları döneminde “Darü’l-mülk” yani hükümdarın ikamet ettiği yer gibi gösterilen Gevale Kalesi’ne Selçuklu Sultanlarının başları sıkışınca devlet hazinesi ve icabında ordunun mühim bir kısmını bu kaleye nakletmişlerdir.

KALE YOLUNDA ŞİFALI SU VAR
Araştırmacı yazar İbrahim Hakkı Konyalı, yazdığı kitabında Gevale Kalesi'ne yer verirken “Kaleye çıkarken batı eteğinde kükürtlü bir su kaynağı vardır. Halk bu suyun uyuza, kaşıntılara ve deri hastalıklarına iyi geldiğine inanırlar. Yaz günleri buraya birçok hasta gelir, su dökünürler” diyerek kale yolu üzerinde şifa kaynağı bulunduğunu da ekliyor.









