
Herhangi bir baskın durumunda ise camide bulunan devlet büyüklerinin bu tünellerden dışarıya çıkabildiği kaydedildi.

CAMİNİN TÜNELLERLE BAĞLANTISI VAR
Beyşehirli olan ve bölgede yaptığı araştırmalar ile tanınan Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Hüseyin Muşmal, Tarihi Eşrefoğlu Camii'nin Sultan mahfilinin altında Çilehane denilen bir alan olduğunu ve buranın aslında güvenlik tertibatı ile olan bir ilişkisi bulunduğunu açıkladı.
Şehir inşa edilirken etrafına dönemin seferlerini, saldırılarını kuşatmalarını engellemek için savunma maksadıyla surlar inşa edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Muşmal, ''Sadece sur inşa etmekle kalmamış şehrin mimarları ve banileri şehrin içerisinde güvenlik tedbiri oluşturmuş. Bir kuşatma anında bu kuşatmayı kırmak, yarmak ve bu kuşatmadan kurtulmak için de içeride güvenlik önlemleri almış. İşte bu güvenlik önlemlerinden birisi de Eşrefoğlu Cami içerisinde alınmış.'' dedi.

DEVLET YÖNETİMİ CAMİDE TOPLANIYORDU
Eşrefoğlu Camii'nin bir devlet ve beylik merkezi olduğunu ve devlet meselelerinin konuşulduğu bir meclisi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Muşmal, ''İşte Eşrefoğlu Camiinde oluşturulan bu mecliste burası sadece ibadet edilen, sadece namaz kılınan bir mekan değil aynı zamanda insanların halkın devlet yöneticilerinin bir araya geldiği ya da istişareler ettiği, Müslümanların birbirini gördüğü sohbet ettiği alan olarak da karşımıza çıkıyor.
Camimizde de Çilehane dediğimiz bir bölüm var. Biz bunu kaynaklarda surun içerisinde bazı tünellerin olduğunu hatta bugünde bu tünellerin mevcut olduğunu görüyoruz. Hemen caminin karşısında bulunan bedestenin arka tarafında tünelleri dehlizleri görebiliyoruz.
Bu dehlizleri incelediğimizde bugün bir kısmı balçık toprak dolmuş olmakla beraber 2,5 metre yüksekliğinde yani bir insanın rahatlıkla yürüyebileceği ve aynı zamanda 1-1,5 metre genişliğinde ve 3-4 metre aralıklarla havalandırma delikleri olduğunu görüyoruz. Işık ve havanın da bu delikler marifetiyle tünellere giriş yaptığını görüyoruz.

BİRİ KAYIKHANEYE DİĞERİ SUR DIŞINA ÇIKIYOR
Tünellerin içinde belli aralıklarla yarım yuvarlakla dinlenme mekanlarının da oluşturulduğu görülüyor. Yani bu alalade bir tünel değil, bizatihi mimari açıdan şehrin altında bu şehir inşa edilirken planlanmış ve şehrin dışına çıkışla bağlantı yapılmış. Nitekim çilehanenin Sultan Mahvilinin altında konumlandırılmış olması ve buradan dışarıya iki tünelle kayıkhaneye ve şehrin dışına yani surların dışına iki tünelin mevcut olması bize şunu düşündürüyor. Herhangi bir ani baskında beyin buradan dışarıya kayıkhaneye tahliye edilerek göl üzerinden belki Kubadabad Sarayına belki de adalara beyin taşındığı ve götürüldüğü görülüyor.'' ifadelerini kullandı.








