Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun (TİHEK) Ankara'da düzenlediği 'Kriz Dönemlerinde İnsan Haklarının Yeniden İnşası' zirvesinde, İsrail'in Gazze Şeridi'nde işlediği soykırım ve uluslararası hukuk sisteminin durumu masaya yatırıldı. Zirve, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi'nde gerçekleştirildi.
BİR ÇOCUĞUN HİKAYESİ VE AMBULANS DRAMI
Brüksel merkezli Hind Rajab Foundation Kurucusu Dyab Abou Jahjah, konuşmasında Gazze'de yaşanan insanlık trajedisini ve İsrail tarafından 6 yaşında hayatını kaybeden Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın hikayesini anlattı. Jahjah, bu olayda yaralılar için gönderilen bir ambulansın İsrail ordusunun iznine tabi olduğunu, izin verilmediğini ve ambulansın içindekilerin de öldürüldüğünü bildirdi. 'Adeta kasaptan koyuna yardım etmeyi istiyorsunuz' diyen Jahjah, bu olayla Gazze'deki soykırım zihniyetinin anlaşılması gerektiğini vurguladı. Çocuk ölümlerine ilişkin verilen sayıların buzdağının görünen ucu olduğunu ifade etti.
İSRAİL ASKERLERİNE YÖNELİK YASAL MÜCADELE
Jahjah, kuruluş olarak 'katil ve suçlu' olarak nitelendirdikleri İsrail askerleri aleyhinde kanıt toplamayı ve yasal yollara başvurmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu eylemlerin başlangıçta sembolik algılandığını, ancak İsrail askerlerinin Filistin dışına çıktıklarında yasal sorunlarla karşılaşmaya başladıklarını, hatta mezuniyet fotoğraflarında bile yüzlerini gizlediklerini belirtti. Devlet düzeyinde sorumluluk alınması ve suçların uluslararası boyuta taşınması konusunda Türkiye'nin öncü rol üstlendiğini kaydetti.
KIŞ KOŞULLARINDA DERİNLEŞEN İNSANİ KRİZ
Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu Direktörü Prof. Dr. Ammar Al-Dwaik ise Gazze Şeridi'ne kış mevsimi koşullarının yaklaştığını, hava sıcaklıklarının düştüğünü ve en acil ihtiyacın çadır olduğunu ifade etti. Al-Dwaik, İsrail toplumunun Gazze'de yaşanan insani soykırımın tamamen farkında olduğunu, bir İsrail televizyonunda sunucunun 'umarız Gazze sular altına kalır' şeklinde konuştuğunu aktararak şok edici bir örnek verdi. Ateşkese rağmen gıda yardımına izin verilmediğini, iki yaşındaki bir çocuğun hala bir yumurta veya meyve tadamadığını söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararlarının sömürgeciliğe yeni boyut kazandırdığını ve ABD Başkanı Donald Trump'ı 'güvenilmez' olarak nitelendirdi. Uluslararası hukukun ancak devletler tarafından icra edilebileceğini ve Türkiye'nin savaş suçlularının yargılanması konusunda öncülük ettiğini vurguladı.









