Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bilimsel keşif yolculuğunda önemli bir adımı duyurdu: 6. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi resmen başladı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü'nün titiz koordinasyonunda gerçekleştirilen bu seferler, kutup bölgelerindeki bilimsel araştırmaların kesintisiz devam ettiğini gösteriyor. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin 10'uncusunun başarıyla tamamlanmasının hemen ardından, Arktik'in buzlu sularına açılan bilim heyeti, küresel iklim değişikliğinin mevcut etkilerini yerinde gözlemlemek ve geleceğe ışık tutacak kritik verileri toplamak amacıyla yola çıktı.

ARKTİK EKOSİSTEMİNDE ÇOK YÖNLÜ 12 PROJE
Bu yılki Arktik seferi, bilimsel çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Sefer kapsamında oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer çalışmaları, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri gibi farklı disiplinlerde toplam 12 bilimsel proje hayata geçirilecek. Bilim insanları, planlanan rota boyunca CTD profilleri, su ve deniz tabanı çökeli örnekleri toplayarak Arktik Okyanusu'nun sıcaklık ve tuzluluk dağılımlarını inceleyecek, ayrıca mikroplastik varlığını tespit edecekler. Bu kapsamlı çalışmalar, Arktik bölgesindeki atmosferik dinamiklerin izlenmesi ve jeodezik GNSS gözlemlerinin yapılmasıyla desteklenecek. Heyette, TÜBİTAK İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması'nda derece elde eden üç lise öğrencisi ile birlikte üç yabancı araştırmacı da yer alıyor.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VE GELECEĞİN BİLİM İNSANLARI AYNI GEMİDE
Türkiye'nin bilimsel potansiyelini uluslararası platformda sergileyen bu sefer, aynı zamanda kamu faydasını gözeten güçlü iş birliklerine de sahne oluyor. Sefer ekibi, Türkiye'den iki kamu kurumu, beş üniversite ve iki lise temsilcisinin yanı sıra, Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay'dan üç yabancı araştırmacıyı da bünyesinde barındırıyor. Ancak seferin en dikkat çekici unsurlarından biri, geleceğin bilim insanlarına verilen önem. İklim değişikliği üzerine geliştirdikleri projelerle öne çıkan üç lise öğrencisi, bu prestijli seferde Arktik ortamında kendi araştırmalarını doğrudan test etme fırsatı bulacak. Bu durum, Türkiye'nin bilimsel araştırmalara ve genç yeteneklere verdiği desteğin somut bir göstergesidir.







