Türk Dil Kurumu'ndan tarihe yolculuk: 1300 yıllık dil mirası İstanbul Türkçesi'nin omurgasında yaşıyor

GÜNDEM Yayınlanma : 04 Aralık 2025 22:12 Düzenleme : 04 Aralık 2025 22:12
Türk Dil Kurumu'ndan tarihe yolculuk: 1300 yıllık dil mirası İstanbul Türkçesi'nin omurgasında yaşıyor
TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, İstanbul Türkçesi'nin modern cümlelerinin omurgasında 1300 yıllık Eski Türkçe yapısının durduğunu belirterek, dilin tarihsel sürekliliğine vurgu yaptı.

Türk Dil Kurumu (TDK) ve Ankara Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 'Uluslararası Eski Türkçe Sempozyumu', Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu'nda başladı. Sempozyumun açılışında konuşan TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Eski Türkçe'nin sadece tarih kitaplarında kalan bir dönem değil, bugünün mayası olduğunu vurguladı.

MODERN CÜMLELERİN 1300 YILLIK OMURGASI

Prof. Dr. Mert, 'Bugün İstanbul Türkçesinde kurduğumuz en modern cümlenin omurgasında 1300 yıl önceki Türk dilinin o sağlam yapısı durmaktadır' ifadesini kullanarak, dilin sürekliliğine dikkat çekti. Eski Türkçe'yi 'kalbimizin ilk atası' olarak niteleyen Mert, onun Orhun Vadisi'nde taşa kazınan bir milletin varoluş haykırışı olduğunu belirtti. Sempozyumda Köktürkçe'den Uygurca ve Karahanlı Türkçesi'ne uzanan geniş bir yelpazede sunumlar yapılacağını ve bunların Türkoloji kütüphanesine yeni bir tuğla ekleyeceğini kaydetti.

GENÇ ARAŞTIRMACILARA TARİHİ ÇAĞRI

Prof. Dr. Osman Mert, genç meslektaşlarına ve öğrencilere seslenerek, Eski Türkçe çalışmanın bir arkeoloğun titizliği ile bir şairin ruhunu gerektirdiğini söyledi. 'Bir yazıtın üzerindeki küçük bir çiziği çözdüğünüz andaki hazzı, dünyanın hiçbir hazinesine değişmezsiniz' diyen Mert, gençleri 'Tonyukuk'un torunları' olarak nitelendirdi ve onlardan taşa vurulan ilk çekiç sesini dijital çağın imkanlarıyla dünyaya duyurmalarını istedi. Mert, Türk Dil Kurumu'nun Kurucu ve Koruyucu Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet, minnet ve şükranla andı.

DİL, MİLLETİN HAFIZASI VE KİMLİĞİDİR

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Albayrak ise fakültenin adındaki 'dil' kelimesinin Türk Dili ve bu dilde oluşturulan tüm külliyatı ifade ettiğini belirtti. Albayrak, Atatürk'ün Türk diline sadece iletişim aracı gözüyle bakmadığını, onu milletin hafızası, kimliği ve kültürel varlığı olarak gördüğünü vurguladı. Türkler ve Türk diline ait izlerin dünyada geniş bir alana yayıldığını söyleyen Albayrak, Eski Türkçe araştırmalarının bu kültürel sürekliliğin sağlam dayanağı olduğunu ifade etti. Uluslararası Eski Türkçe Sempozyumu, alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla yarın sona erecek.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.