Türk-İş Konya İl Başkanı Abdülkadir Tamak, asgari ücret artışına ilişkin yaptığı açıklamada, “2026 yılında yapılacak olan asgari ücret artışı işçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek, yaşam kalitesini koruyabilecek ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlayacak bir ücret olmalıdır”
ifadelerini kullandı.
TÜRK-İŞ KOMİSYONDA YER ALMAYACAK
Abdülkadir Tamak, Türk-İş’in işçilerin gerçek anlamda temsil edilmediği Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almama gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
“2024 yılının Aralık ayında aldığımız kararla; Komisyon gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşturulana kadar komisyon çalışmalarına katılmayacağını kamuoyu ile paylaşmıştır.
O günden bu yana Komisyonun yapısı ve işleyişine ilişkin hiçbir iyileştirme yapılmamıştır. Bu nedenle de Türk-İş 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına katılmayacaktır.”
ENFLASYONUN ALTINDA KALAN ZAM VURGUSU
Asgari ücretin belirlenmesinde ekonomik verilerin esas alınması gerektiğini belirten Tamak, şunları söyledi:
“Geçtiğimiz yıl TÜİK tarafından açıklanan yüzde 44,38 oranındaki enflasyona rağmen asgari ücrete yalnızca yüzde 30 oranında zam yapılmıştır.
Yapılan zam enflasyon oranının altında kalmıştır. O günden bu yana temel ihtiyaç ürünlerinde fiyat artışları hız kesmeden devam etmiştir.”
Gıda, kira, eğitim, ulaşım, elektrik, doğal gaz ve su fiyatlarındaki artışların hane bütçesini ciddi biçimde zorladığını ifade etti.
ASGARİ ÜCRET ALIM GÜCÜNÜ KAYBEDİYOR
“Asgari ücretin düşük belirlenmesiyle birlikte, işçi ve ailesi başta zorunlu tüketim ürünleri olmak üzere tüm harcama kalemlerinde ardı ardına gelen fiyat artışlarıyla mücadele etmek zorunda kalmıştır.
Bu durum, işçinin ücretinin hızla eridiğini ve alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü açık bir şekilde ortaya koymaktadır.”
Tamak, bu tablonun emeklileri de derinden etkilediğini vurguladı.
ÇALIŞANLARIN YARISINDAN FAZLASI ASGARİ ÜCRETE MAHKÛM
“Bugün çalışanların yarısından fazlası ya asgari ücretle ya da asgari ücrete çok yakın bir ücretle çalışmak zorunda kalmaktadır.”
Asgari ücretin fiilen ortalama ücret haline geldiğini belirten Tamak, bunun ücret skalasını daralttığını, kıdem ve vasıf farklarının ortadan kalktığını söyledi.
ENFLASYONUN SEBEBİ ÜCRETLER DEĞİL
2025 yılına da değinen Tamak, “Enflasyonun artış hızının azalması, enflasyonun düştüğü anlamına gelmemektedir. Temmuz ayında asgari ücrete zam yapılmamasına rağmen fiyatların yükselmesi, enflasyonun kaynağının ücretler olmadığını açıkça göstermektedir”
ifadelerini kullandı.
İSTİHDAM VE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ UYARISI
Asgari ücret artışının istihdamı azaltacağı iddialarını da eleştiren Tamak, sendikasız işyerlerinde işçilerin ağır koşullarda çalıştırıldığını, çocuk işçiliğinin yaygın şekilde sürdüğünü belirtti.
Gebze Dilovası’nda yaşanan ve çocuk işçilerin hayatını kaybettiği yangını hatırlatan Tamak, bu tablonun vahametini gözler önüne serdiğini söyledi.
“İNSAN ONURUNA YARAŞIR ÜCRET DEVLETİN SORUMLULUĞUDUR”
Tamak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yoksulluğu ve hayat pahalılığını en ağır biçimde yaşayan asgari ücretliler, işsizler ve emekliler için insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyi sağlamak Devletin temel sorumluluğudur. TÜRK-İŞ olarak adil gelir ve yaşanabilir ücret için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”








