Türkiye, küresel sistemin çatışmalarla yüzleştiği bir dönemde, birçok krizin çözümü için aktif bir arabuluculuk rolü üstlenerek uluslararası alanda dikkat çekiyor. 2025 yılı boyunca yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Türkiye, çeşitli anlaşmazlıklarda hem arabulucu hem de barış görüşmelerine ev sahipliği yapan ülke pozisyonunu başarıyla sergiledi.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Diplomatik Hamleler
Rusya-Ukrayna Savaşı'nda taraflarla iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri olan Türkiye, savaşın sona ermesi için 2025'te de yoğun bir diplomasi yürüttü. Şubat 2022'de başlayan savaşın ardından Rusya ve Ukrayna'yı aynı yıl içinde hem Antalya hem de İstanbul'da bir araya getiren Türkiye, 2025'te de tarafları İstanbul'da yeniden aynı masaya oturttu. İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde 16 Mayıs'ta yapılan müzakerelerde, kapsamlı esir takası ve olası ateşkese yönelik görüşlerin sunulması konusunda mutabık kalındı. Ardından, 25 Mayıs'ta esir takasının tamamlandığı duyuruldu. İkinci görüşme için de İstanbul'u tercih eden taraflar, 2 Haziran'da yapılan müzakereler sonucunda ağır hasta ve yaralı askerler ile 25 yaş altındaki esir askerlerin takası konusunda da anlaşmaya vardı. Temmuz ayında ise üçüncü tur görüşmeler için yine İstanbul'u belirleyen taraflar, yaklaşık 1200 kişilik bir esir takası daha ve uzun süredir esir tutulan kişilerin serbest bırakılması konularında anlaştı. Kasım ayında da Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Rusya ile esir takasının yeniden başlatılması için Türkiye'de temaslarda bulundu.
Diğer Önemli Arabuluculuk Girişimleri
Türkiye'nin arabuluculuk çabaları sadece Rusya-Ukrayna ile sınırlı kalmadı. İran'ın nükleer meselesinde güvenilir bir ev sahibi olarak öne çıkan Türkiye, İran Dışişleri Bakan Yardımcıları ile 'E3' olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın Avrupalı tarafları İngiltere, Fransa ve Almanya'nın dışişleri bakan yardımcılarını mayıs ayında İstanbul'da bir araya getirdi. Bu görüşmelerde, ABD ile sürdürülen dolaylı nükleer görüşmelerin son durumu ve yaptırımların kaldırılması konuları ele alındı. Ayrıca, Afganistan ve Pakistan arasındaki sınır çatışmalarının ardından Türkiye ve Katar'ın desteğiyle Doha'da yapılan müzakereler sonucunda duyurulan 48 saatlik ateşkes, görüşmelerin sonuna kadar uzatıldı. Bu görüşmelere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın da katıldı. Ateşkesin detaylarını çalışacak teknik komitenin ilk toplantısının İstanbul'da yapılması kararlaştırıldı ve 25 Ekim'de İstanbul'da bir araya gelen heyetler, toplantının ilk turunu yeniden bir araya gelme kararıyla sonuçlandırdı. Gazze'de yaşanan soykırımın sona erdirilmesi için varılan ateşkesteki öncü rolü de dikkat çeken Türkiye, Gazze'ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması konusunda diplomatik çalışmalarını sürdürüyor ve harap hale gelen Gazze'nin yeniden inşasında aktif rol alma niyetini belirtiyor.








