Necdet Elmas, Konya'nın Ereğli ilçesinde, yoksulluk içindeki bir ailede dünyaya geldi. 9 Ocak 1935 doğumlu Elmas’ın ailesinin zor durumu, onu 12 yaşında evden kaçmaya yönlendirdi. Konya'da zengin olma hayaliyle çeşitli işlere girişti ancak beklediği başarıyı elde edemedi. Bu hüsran üzerine, İstanbul'a yönelerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Ancak eğitimini ikinci sınıfta bırakarak parayı yasa dışı yollardan kazanma arayışına girdi. Temiz olmayan işlere bulaşarak hayatını farklı bir yön çizdi. İlk olarak Chevrolet marka bir araba çaldı. Yakalandıktan sonra 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İLK ÖNCE BANKA SONRA BENZİNLİK
Bir süre sonra hapishaneden kaçtı ancak polisle girdiği çatışmada tekrar yakalandı. Sultanahmet Cezaevi'ne gönderildikten sonra, kalp rahatsızlığı gerekçesiyle hapishane yönetimi tarafından hastaneye yollandı. Hastane dönüşü ikna ettiği askerlerle gittiği meyhanenin tuvaletinin penceresinden kaçtı. Necdet Elmas, 7 Temmuz 1961'de Çemberlitaş'taki Buğday Bankası'na girerek soygun yapmak istedi. Ne var ki banka müdürünün bir fırsatını bularak kapıya çıkıp 'İmdat! Bankayı soyuyorlar' şeklinde yardım istedi. Bankanın içindeki herkes şaşkındı çünkü eşi benzeri bu zamana kadar hiç yaşanmamıştı. Necdet, bankadan içinde 200 bin liradan fazla para bulunan çantayı alırken banka müdürüne tek bir el ateş ederek onu ağır yaraladı. Ardından kapıda bekleyen Chevrolet arabaya binip olay yerinden hızla uzaklaştı. Necdet Elmas, birkaç gün sonra Çatalca'da bir benzin istasyonunu soydu. Polis, Buğday Bankasını soymak isteyen, benzin istasyonunu soyan kişinin eşkâlini belirleyemedi. Soyguncu hakkında tek bilinen, iyi giyimli ve iyi tahsilli biri olduğuydu. Benzin istasyonu soygunundan birkaç gün sonra otobüs durağında bir polis, Necdet Elmas'tan şüphelendi. Kendisinden şüphelenen polisi başına vurarak bayılttıktan sonra havaya 4 el ateş ederek kaçtı.

BANKAYI BU KEZ SOYDU VE KAÇTI
Kazlıçeşme'deki karakola 30 metre mesafedeki İş Bankası'na çaldığı Chevrolet ile gelen Necdet Elmas, elindeki Sten - Gun marka silahıyla 'Kimse kıpırdamasın! Eller havaya, bu bir soygundur' diyerek kapıdan girdi. Soygun sırasında gözüne çarpan bir adamın yanına giderek ne iş yaptığını sordu. 'Ben işçiyim. 450 liram var. Onu yatırmaya geldim. Benim paramı alma' diyen adama 'Ben işçinin parasını almam' sözleriyle karşılık verdi. Bankadaki 165 bin 850 lirayı alarak gözcülük yapan adaşı 'Küçük Necdet' lakaplı Necdet Sinkil ile birlikte ortalığı tozu dumana katarak izini kaybettirdi. İyi giyimi, tahsil gördüğü belli olan kaliteli konuşması ve işçinin parasına dokunmaması basının oldukça ilgisini çekti.

GAZETELER YAŞANANLARI YAZDI
Kim olduğu bilinmediği için gazeteler tarafından 'Gangster' olarak tanımlanan Necdet Elmas, 'The Gang Buster of İstanbul' imzasıyla gazetelere mektuplar göndererek otomobili çalanın, Buğday Bankasını soymaya çalışanın, benzin istasyonunu ve İş Bankası'nı soyanın kendisi olduğunu açıklayarak soygun planlarını anlatırken polisleri eleştirdi. Necdet Elmas'ın her gün gazetelerde yer alarak şöhret haline gelmesinden büyük rahatsızlık duyan darbe yönetimi askerleri de bir soyguncunun alay konusu olan emniyet de sıkı bir takibe başladı. Hatta Cumhuriyet Gazetesi, İstanbul Emniyeti'ne yardımcı olmak amacıyla özel bir araştırma birimi kurup başına ABD'den bir hafiyeyi İstanbul'a getirdi. 700 kişilik polis ve askeri güvenlik birimiyle birlikte Cumhuriyet Gazetesi'nin kurduğu özel ekibin de peşine düştüğü Necdet Elmas, Türkiye'nin o güne kadar gördüğü en geniş kapsamlı operasyonuyla aranmaya başlandı.
Gangsterin kim olduğunu ve yerini ihbar eden kişiye 100 bin lira ödül verileceği açıklandı.
İHBARLA EVDA YAKALANDI
İş Bankası soygunundan 12 gün sonra 30 Ağustos'ta aynı zamanda ev sahibi olan arkadaşı Muzaffer Balçık'ın ihbarıyla Darıca'da yakalandı. Polisler ve askerler evin önüne geldiğinde şöyle bir uyarı yapıldı; 'Necdet! Teslim ol, her tarafın çevrildi, kurtulamazsın'... Necdet Elmas'ın cevabı şöyleydi; 'Bana bakın, zaten kafam bozuk, üzerime varmayın. Yoksa ya intihar edeceğiz ya da yaylım ateşi açacağız. Kıyamet o zaman kopacak. Evvela şefinizle konuşmak istiyorum'... İçeri giren binbaşıya silahını ve paraları teslim ettikten sonra 'Müsaade edin, tıraş olayım. Bu şekilde çıkamam' dedi.
Binbaşının izin vermesi üzerine tıraş olduktan sonra kelepçelenerek tutuklandı. Necdet Elmas, 'Küçük Necdet' ile çaldıkları paradan 30 bin lirasını kadınlarla alem yaparak harcamıştı.

20 YIL CEZA ALDI
Yargılanan Necdet Elmas, 20 yıl, Necdet Sinkil ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Elmas'ın mahkemede verdiği ifade de tıpkı bankada işçiye söyledikleri gibi gündem oldu. İfadesinde “Duruşmalar sırasında mahkemenizi incitecek bir şey söyledimse bunu hâletiruhiyeme atfetmenizi rica ederim. Suçta bir kasıt aranırsa benim bu suçta bir kastım yok. Suç bir kir, ceza ise bir banyodur. Ben bu banyoda yıkanacağım. Banyonun dozu fazla kaçırılırsa bu banyo fayda değil zarar tevlit eder. İleride bir kitap yazıp durumu efkârıumumiye arz edeceğim. Müdafaalar tali derecede kalır. Esas müdafaanın vicdanlarınızda yapılmasını istiyorum. Adalet önünde boynum kıldan incedir.” cümlelerini sıralayarak yine gündeme oturmayı başardı.
AFTAN YARARLANIP ÇIKTI
Necdet Elmas, 13 yıl hapis yattıktan sonra 1974'te Bülent Ecevit hükümetinin çıkardığı genel afla tahliye oldu. Hapishaneden çıktıktan sonra Beşiktaş Belediyesi'nin tahsis ettiği büfede işletmecilik yapan Necdet Elmas, bir isyanda mahkumlarla hapishane yönetimi arasında arabuluculuk yaptı. Gazeteler aracılığıyla topladığı kitaplarla hapishaneye bir kütüphane kurduran Necdet Elmas, her ne kadar geçmişte kötü anılsa da geçmişin izini bırakmadı.

ANTALYA'DA VEFAT ETTİ
Öyle bir şöhret olmuştu ki; yolda yürürken bile tanıyor, gören dönüp bir daha bakıyordu. Bir gün gittiği otelde kapıdaki görevlinin kendisini içeriye almamasına oldukça içerleyen Necdet Elmas, 'Eski Necdet olsaydım suratının orta yerine indirirdim ama eski Necdet değilim. Tövbeliyim' diyerek İstanbul'dan taşınmaya karar vererek doğduğu Konya'nın Ereğli ilçesine döndü. Ereğli'de fazla kalmayan Necdet Elmas, Antalya’ya taşındı ve 15 Ocak 2017'de Antalya'da öldü.







