Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından, Türkiye'nin deniz yetki alanlarını net bir şekilde belirlemeye yönelik kapsamlı bir kanun taslağı hazırlandı. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, taslağın Türkiye'nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

TÜRKİYE'NİN DENİZ HUKUKUNDAKİ ROLÜ YÜKSELİYOR
Çağrı Erhan, Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması sebebiyle deniz hukuku çalışmalarını yakından takip etmesinin önemine dikkat çekti. Erhan, "Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet." ifadelerini kullandı. Hazırlanan taslağın kısa sürede teklife ve ardından kanuna dönüşeceğine inandığını belirten Erhan, bu metnin hiçbir ülkeyi hedef almadığını, tamamen Türk milletinin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerini gözettiğini vurguladı. "Mavi Vatan kanunu Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun" diyerek sözlerini tamamladı.
'MAVİ VATAN' KAVRAMI GENİŞLİYOR
DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise, 'Mavi Vatan' anlayışlarının sadece Türkiye'yi çevreleyen denizlerle sınırlı olmadığını, Türk bayrağını taşıyan bir geminin ulaşabileceği tüm dünya denizlerini kapsadığını açıkladı. Başkara, bu geniş perspektifle Türkiye'nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunması gibi uluslararası gündemlerde de yer aldığını belirtti. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) yönelik itirazları ve Ege Denizi'nin özel koşullarını dikkate almayan maddeler nedeniyle 'ısrarlı itirafçı konumda' bulunduklarını hatırlatan Başkara, bu sözleşmenin uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına taraf olunduğunu da ekledi. Deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle Türkiye'nin önemli mesafeler kat ettiğini ve bu ilerlemelerin iç hukuktaki en önemli yansımalarından birinin Türk Deniz Yetki Alanı'nın kanunlaştırılması olduğunu sözlerine ekledi. Toplantıya DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular da katılım gösterdi.








