Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye'nin nükleer teknolojide küresel bir oyuncu olma vizyonunu gerçekleştirmenin tek yolunun güçlü ve belgelenmiş bir yerli sanayiden geçtiğini vurguladı. İstanbul'da başlayan 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES) kapsamında ASO ile Nükleer Sanayi Derneği (NSD) iş birliğinde ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı desteğiyle düzenlenen zirvede, ASO ile Çin Nükleer Topluluğu arasında nükleer enerji alanında iş birliği protokolü imzalandı.

ENERJİDE YENİ DÖNEM VE NÜKLEERİN YÜKSELİŞİ
Ardıç, küresel enerji dinamiklerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, enerji güvenliği, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşümün aynı anda yaşandığını belirtti. Bu bağlamda, düşük karbonlu yapısı, yüksek kapasite faktörü ve kesintisiz arz güvenliği sunan nükleer enerjinin yeniden dünya gündeminin merkezine yerleştiğini söyledi. ABD, Çin, Fransa ve Güney Kore gibi birçok ülkenin yeni nükleer santral yatırımlarını hızlandırdığını, mevcut santrallerin ömrünü uzattığını ve küçük modüler reaktör teknolojilerine yöneldiğini kaydetti. Nükleer yatırımların yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda geleceğin sanayi kapasitesini, mühendislik birikimini ve teknoloji yetkinliğini de inşa ettiğini vurgulayan Ardıç, enerjinin günümüzde ekonomik rekabet gücünü besleyen, teknolojik kapasiteyi büyüten ve ülkelerin stratejik konumunu şekillendiren temel güçlerden biri olduğunu ifade etti.

TÜRK SANAYİSİ VE NÜKLEER EKOSİSTEMİNİN GELİŞİMİ
Ardıç, küresel iklim diplomasisinde de derinlik arayışının karşılığını bulduğunu belirterek, COP28'de nükleer enerjinin ilk kez BM iklim sürecinde düşük karbonlu kaynaklar arasında yer aldığını, COP29 ve COP30'da bu kabulün daha da güçlendiğini dile getirdi. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31'in, küresel iklim hedeflerine katkı sunarken aynı zamanda Türk sanayisinin nükleer alandaki bilgi birikimini, mühendislik kabiliyetini ve üretim gücünü uluslararası paydaşlarla buluşturacak güçlü bir platform olacağına inandığını belirtti. ASO olarak yerli tedarikçileri bu platforma taşımaya ve hikayelerini anlatmaya hazır olduklarını söyledi. Türkiye'nin Akkuyu'nun ardından Sinop ve Trakya'da planlanan santraller ile küçük modüler reaktörleri kapsayan bütüncül bir nükleer program yürüttüğünü ve hedefinin 2050'ye kadar 20 gigavat nükleer kurulu güce ulaşmak olduğunu ifade etti. Enerji arz güvenliğinin ekonomik, sanayi ve teknolojik bağımsızlığın temeli olduğunu vurgulayan Ardıç, bu hedeflere ulaşmada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın nükleer alanda açtığı Rekabet Öncesi İşbirliği Programı çağrısını çok kıymetli bulduğunu belirtti. Akkuyu'da yerlileşme oranının yüzde 55'e yaklaştığını ve bunun yüzlerce yerli firmanın yüksek mühendislik disiplinine, sıkı kalite süreçlerine ve hassas tedarik standartlarına uyum sağlama iradesinin somut göstergesi olduğunu söyledi. Nükleerde yükselen bir sanayinin, savunmadan havacılığa, otomotivden sağlığa kadar diğer tüm yüksek teknoloji alanlarını da yukarı taşıyacağını sözlerine ekledi.
YERLİ SANAYİ İÇİN STOK, NETBİS VE NÜKSAK
Ardıç, Türkiye'nin nükleer teknolojiyi anlayan, geliştiren, ihraç eden ve uluslararası tedarik zincirlerinde söz sahibi olan bir ülke olma hedefine ulaşmasının tek yolunun güçlü, hazırlıklı ve belgelenmiş bir yerli sanayiden geçtiğini yineledi. ASO'nun bu vizyonla 2017 yılında ilk nükleer sanayi kümelenmesi olan NÜKSAK'ı kurduğunu hatırlatan Ardıç, bir Anadolu firmasının ürettiği parçanın dünyanın en zorlu kalite standartlarını taşıyan bir nükleer santralde yerini alabilmesi için çalıştıklarını belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın bu kümelenmeyi beş yıl daha destekleme kararının doğru yolda olduklarının en güçlü teyidi olduğunu söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hayata geçirdiği Nükleer Enerji Tedarikçi Bilgi Sistemi (NETBİS)'in, nükleer projelerde görev alabilecek firmaların üretim kabiliyetlerini, kalite yetkinliklerini ve teknik kapasitelerini tek çatı altında buluşturan stratejik bir bilgi altyapısı olduğunu ifade etti. Bu sistem sayesinde 'Bu işi kim yapabilir?' sorusunun cevabının kayıt altına alınmış, doğrulanmış ve sürekli güncellenen ulusal tedarikçi havuzunda güvenle bulunabileceğini belirtti. Bir santralde yerlileşmenin kalıcı başarıya dönüşmesinin belgelenmiş, izlenebilir ve hazır bir tedarikçi ağına dayandığını vurgulayan Ardıç, NÜKSAK'ın bu ağı inşa ettiğini, NETBİS'in ise görünür, erişilebilir ve yönetilebilir hale getirdiğini söyledi. Zirve kapsamında ASO NÜKSAK ile Çin Nükleer Topluluğu (CNS) arasında nükleer enerji alanında iş birliğini güçlendirecek Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı.







