Türkiye'nin tuz ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan ve ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü'nde alarm zilleri çalıyor. Yapılan tespitlere göre, gölün büyüklüğü son 90 yılda tam %85 oranında azaldı ve bu küçülme maalesef hızla devam ediyor.
Kuraklık nedeniyle su seviyesinin düşmesi, devasa tuz kütlelerini gün yüzüne çıkarırken, bu durum göldeki çekilmenin boyutunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu gidişatın sürmesi halinde Tuz Gölü'nün geleceğinin tehlikede olduğunu vurguluyor.

GÖLÜ KURUTAN BAŞLICA SEBEPLER
Tuz Gölü'nün hızla küçülmesinde en büyük etkenlerden biri, bölgede yer alan yaklaşık 200 bin civarındaki su kuyusu olarak belirlenmiş durumda. İklim değişikliği ve kontrolsüz, vahşi sulama yöntemleri de bu küçülme oranını daha da artırıyor.

Aksaray, Konya ve Ankara sınırları içerisinde yer alan ve Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin en büyük ikinci gölü konumunda olan Tuz Gölü, bu olumsuz etkenlerin birleşimiyle giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

TARİHİ VERİLER VE UZMAN UYARILARI
Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, Tuz Gölü'nün su yüzeyleri alanıyla ilgili tarihi verileri paylaştı. 1915 yılında 2 bin 164 kilometrekare olan alanın, 2005 yılında 326 kilometrekareye kadar düştüğünü belirtti.

Bu da 90 yılda %85'lik bir küçülmeye işaret ediyor. Aydın, iklim değişikliği, yağışların azlığı ve bilinçsiz tarım uygulamalarının gölü bitme noktasına getirdiğini vurguladı. Özellikle Eskil ve çevresindeki 20 bini aşkın su kuyusunun, derinliklerinin de artmasıyla gölü besleyen akarsuları kuruttuğunu söyledi.

Aydın, mısır ve yonca gibi çok su isteyen ürünler yerine arpa gibi daha az su tüketen ürünlerin ekilerek suyun tasarruflu kullanılmasının hayati önem taşıdığını belirtti.









