Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Konya'dan çözüm sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'a yönelik "statü" söylemine sert tepki gösteren Özdağ, "Şimdi bu katil geliyor Türk devletine anayasasını nasıl yapacağını anlatıyor. Biz buna müsaade etmeyeceğiz.
Konya'dan sesleniyoruz, Anayasada Türk vatandaşlığıyla oynayan Türk vatanıyla da oynuyor demektir. Türk milleti bunu kabul etmez, vatandaşlığıyla ve vatanıyla oynatmaz" dedi.
Özdağ, Konya'da partisi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen ve Konya il ve ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileri ile çok sayıda partilinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, bereketli ramazan sofralarında bir arada bulunmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Özdağ, sıcak gündemi değerlendirdi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını eleştiren Özdağ, Türkiye'nin savunma gücünü artırması gerektiğini, ALTAY tanklarını çok hızlı şekilde üretime geçirmek zorunda olduğunu vurguladı.

“VATANDAŞ SADECE RAMAZANDA DEĞİL 12 AY ORUÇ TUTUYOR”
Yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle artık bayramların bayram gibi yaşanmadığını, milletin sadece içinde bulunduğumuz Ramazan ayında değil 12 ay boyunca oruç tuttuğunu belirten Özdağ’ın konuşmasından başlıklar şöyle:
“Ramazan sabır ayı, şükür ayı, kanaat ayı. Ama ramazanın aynı zamanda adalet, kul hakkının yenmediği aylar da olması lazım. Sadece ramazanın değil, 12 ayın adalet ayı ve kul hakkının yenmediği aylar olması lazım.
Silivri'de dün mahkemeler başladı. Bir adam var, oradaki birçok insana rüşvet verdiği iddia ediliyor. 700 yılla yargılanıyor, o dışarıda. Rüşvet aldığı söylenenler de içeride. İşte bu, adaletsizlik arkadaşlar.
Vatandaşın bir bölümüne özellikle muhalefete düşman ceza hukuku uygulanıyor. Böyle bir düşman ceza hukukuyla millet adaletsizlikle ayrıştırılırken bayramları da bayram gibi kutlama imkanımız ne yazık ki olmuyor.
“HER ALANDA ADALETSİZLİK YAPILIYOR”
Bu adaletsizlik yaşanırken öbür taraftan bakıyoruz Mavi Çarşı'da çoğu çocuk 14 yurttaşımızı yakarak öldüren katil bir PKK'lı hapishaneden serbest bırakılmış Türkiye'yi dolaşıyor, gittiği illerde alkışlarla karşılanıyor ve Türk milletine demokrasi dersi veriyor. Bu mu adalet? Hayır.
Bu adalet değil. Bu kabul edilebilir bir şey de değil. PKK'lılar böyle alkışlarla karşılanır toplu katliamcılar demokrasi dersi verirken ben de Türkiye'yi iftarlarla dolaşıyorum.
Adaletsizlik sadece mahkemelerde değil arkadaşlar. Adaletsizlik aynı zamanda pazarda, çarşıda, AVM'de, tarlada, esnafın dükkanında her yerde fakirleşen bir Türkiye'yle toplumsal eşitsizliğin arttığı bir Türkiye fotoğrafıyla karşı karşıyayız.
En yüksek gelir grubundaki yüzde 10, bütün gelirlerimizin yüzde 32,8'ini yani yüzde 33'ünü kontrol ediyor. Geriye kalan 77 milyon ise ancak yüzde 67'sine ulaşabiliyor. 2015'ten bu yana orta direk adeta eziliyor, ortadan kalkıyor, fakirleşiyor.
İnsanlar artık aileleriyle birlikte ayda bir bile yemeğe gitmekte zorlanıyorlar. Bir şehre gittiğim zaman mutlaka 50-60 esnaf ziyaret ediyorum. Esnaf her yerde kan ağlıyor. Esnaf yoksa ekonomi durur.

“ÖCALAN’IN STATÜSÜ BELLİ”
Bütün bunlar olurken ramazan boyunca narkoterör örgütünün lideri, elebaşısı Abdullah Öcalan'la ve PKK'yla pazarlıkların devam ettiğini ve bu pazarlıkların Meclis Öcalan Komisyonu'nun ortaya koyduğu bir raporla Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na adeta hangi yasaları çıkartacakları doğrultusunda bir talimatlandırmanın verildiğini görüyoruz.
Bu raporun çıkmasından sonra önce MHP Genel Başkanı, sonra DEM Eş Genel Başkanı, Abdullah Öcalan için statü istiyorlar. Abdullah Öcalan'ın statüsü belli. Terör örgütü elebaşısı ve İmralı'da müebbet hapse mahkum olmuş bir narkoterörist.
Daha buna ne statü olacak? Olacak şey şu. Onu da Öcalan kendisi söylüyor son açıklamasında. 'Ben bu İmralı'daki mahkum statüsünü bırakıyorum, başmüzakereci ve yeniden kurulacak cumhuriyetin kurucu eş başkanlarından birisi olacağım' diyor.
“TÜRKİYE’YE HUZUR GETİRECEK DENEN CANİ ‘CUMHURİYET’İ ATATÜRK YANLIŞ KURDU’ DİYOR”
1976'dan 2026'ya kadar on binlerce insanın ölmesine daha fazla insanın yaralanmasına çok daha fazla insanın babalarını yitirmesine ailelerinin dağılmasına neden olan bu terörist, şimdi 'Türkiye'ye huzur getirecek' deniyor ve buna bir statü aranıyor ve bu adam da İmralı'dan yaptığı açıklamada diyor ki 'Cumhuriyeti Atatürk yanlış kurdu'.
Üstelik diyor hata Atatürk'le de başlamadı. ll. Mahmut'tan bu yana diyor. Hata üstüne hata yapıldı ve sonra bize Abdullah Öcalan adlı terörist devleti nasıl kurmamız gerektiğini anlatıyor.
Nasıl bir demokrasi uygulamamız gerektiğini anlatıyor. Hukuku nasıl değiştirmemiz gerektiğini anlatıyor ve vatandaşlığı nasıl yeniden tanımlamamız gerektiğini bir terör örgütünün elebaşısı anlatıyor.

“ANAYASAMIZI NASIL YAPACAĞIMIZI ANLATIYOR, ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"
Bunları anlatan adam 1987 senesinin başında şu emri vermişti teröristlere: 'Beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu hepsini öldüreceksiniz'. Şimdi bu katil geliyor Türk devletine ve Türk milletine anayasasını nasıl yapacağını anlatıyor.
Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Buradan Konya'dan, Bursa'dan, Adana'dan, Gaziantep'ten, Amasya'dan seslendiğimiz gibi yarın Burdur'dan, Denizli'den, İzmir'den, Eskişehir'den, Kayseri'den, Malatya'dan bütün Türkiye'den sesleneceğimiz gibi sesleniyoruz.
Anayasada Türk vatandaşlığıyla oynayan Türk vatanıyla da oynuyor demektir. Türk milleti bunu kabul etmez, buna razı gelmez, vatandaşlığıyla ve vatanıyla oynatmaz."









