Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Geç Hitit Dönemi’nde MÖ 1200 yılında inşa edilen Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, binlerce yıldır kesintisiz akan su kaynağıyla dikkat çekiyor.
Kral IV. Tutalya tarafından yaptırılan anıt, tanrı ve tanrıça figürleriyle süslü kabartmaları ve doğal su kaynağı üzerindeki mimarisiyle Hitit uygarlığının en özgün eserlerinden biri olarak öne çıkıyor.

HİTİTLERİN SUYA SAYGISININ SEMBOLÜ
Dikdörtgen biçimli olarak andezit taş bloklardan inşa edilen Eflatunpınar, hem taş işçiliği hem de açık hava tapınağı düzeniyle diğer Hitit kaya anıtlarından ayrılıyor.
Konya Müze Müdürlüğü tarafından 1996-2001 yılları arasında yapılan kazılarda anıtın 7 metre yüksekliğinde olduğu, çevresinde ise 30 metre eninde, 34 metre boyunda kutsal bir havuzun yer aldığı tespit edildi.
Anıtın cephesinde 19 taş blok üzerinde tanrılar, dağ figürleri ve güneş sembolleri bulunuyor.

KURAKLIĞA RAĞMEN SUYU KESİLMİYOR
Sadıkhacı Mahallesi’ne 4 kilometre mesafedeki anıt, suların havuzda toplanarak tasarruflu şekilde kullanılmasını sağlayan özgün yapısıyla, kurak aylarda dahi su akışını sürdürüyor.
Bu özelliğiyle, Hititlerin mühendislik bilgisini ve suya verdiği önemi günümüze taşıyor.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, 2014 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne “Hitit Kutsal Su Tapınağı” olarak dahil edildi.

“3200 YILDIR AKAN SU, KURAKLIĞA MEYDAN OKUYOR”
Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, su kaynağının asırlardır akmaya devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Hititler, suyun kutsallığına ve bereketine inanarak tanrılara şükretmek için bu su anıtını yaptılar.
Kesintisiz olarak 3200 yıldır akan bu su kaynağı şu an kuraklığa meydan okuyor diyebiliriz.
Bu yüzden yılın her mevsiminde ziyaretçilerini ağırlıyor.”

NADİR BALIK TÜRLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR
Büyükkafalı, su anıtının karşısına yapılan tesis sayesinde ziyaretçilerin dinlenme imkânı bulduğunu da belirtti.
“Bu su kaynağı az da olsa Beyşehir Gölü’nü beslemeye devam ediyor.
Ayrıca gölden kaçan bazı nadir balık türleri de buradaki havuzda gözlemlenebiliyor.
Yani Beyşehir Gölü’nde eskiden görülen balıklar burada yaşamını sürdürüyor.”








