Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, özellikle 8 haftayı aşan öksürüklerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti. Öksürüğün süresine göre akut, uzamış veya kronik olarak sınıflandırıldığını ifade eden Gülbaş, mevsimsel viral enfeksiyonlar sonrası görülen kuru öksürüğün haftalarca sürebileceğine dikkat çekti.
GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT
Prof. Dr. Gazi Gülbaş, en sık yapılan hatanın öksürük geçmediği gerekçesiyle gereksiz antibiyotik kullanımına devam edilmesi olduğunu vurguladı. Gribal enfeksiyonlar sona ermesine rağmen öksürüğün uzun süre devam etmesinin yaygın bir sorun haline geldiğini belirten Gülbaş, öksürüğün her zaman devam eden bir enfeksiyon anlamına gelmediğini söyledi. Zatürre, bronşit, farenjit gibi enfeksiyonlara bağlı öksürüklerin genellikle geçici olduğunu, ancak enfeksiyon sonrası gelişen bronş aşırı duyarlılığı ve bazı kronik sinüzit vakalarında öksürüğün daha uzun sürebildiğini açıkladı.
ÖKSÜRÜK SADECE AKCİĞER KAYNAKLI OLABİLİR
Öksürüğün solunum yollarını temizlemeye yönelik koruyucu bir refleks olduğunu hatırlatan Gülbaş, öksürüğün sadece akciğer kaynaklı olmayabileceğini belirtti. Boğaz, burun, sinüsler, mide, yemek borusu, kalp zarı ve diyafram gibi birçok organın hastalıklarında da öksürüğün bir belirti olabileceğini ifade etti. Öksürüğün süresi ve eşlik eden belirtilerinin önemli olduğunu vurgulayan Gülbaş, geniz akıntısı, astım, mide reflüsü, iyileşmeyen enfeksiyonlar, bazı akciğer hastalıkları, verem, kalp yetmezliği, kullanılan bazı tansiyon ilaçları, sigara ve akciğer kanserinin uzun süreli öksürüğün nedenleri arasında yer aldığını açıkladı.
BASİT ÖNLEMLERLE ÖKSÜRÜKLE BAŞ ETMEK MÜMKÜN
Halk arasında '100 günlük öksürük' olarak bilinen boğmaca vakalarının hâlen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu aktaran Gülbaş, Türkiye'de çocukluk çağı aşılamasının yüksek olması sayesinde boğmacanın genel insidansının düşük seyrettiğini, ancak ergenler ve yetişkinlerde vakalar görülebildiğini belirtti. Riskli gruplarda hatırlatma aşılarının koruyucu olabileceğini ifade eden Gülbaş, temiz hava, uygun nem dengesi, yeterli sıvı alımı, gece yatarken başın hafif yükseltilmesi, sigara dumanından uzak durulması, dengeli beslenme ve yeterli uykunun bireyin alabileceği basit önlemler olduğunu sözlerine ekledi.








