Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte deniz turizmi hareketlenirken peş peşe yaşanan olaylar güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı.
Muğla'nın Marmaris ilçesinde su alan bir tur teknesinden 148 kişinin tahliye edilmesi ve İstanbul Bebek açıklarında bir yatta çıkan yangın, olası faciaların ne kadar yakın olduğunu bir kez daha gösterdi.
Her iki olayda da can kaybı yaşanmasa da uzmanlar, yolcuların tekneye biner binmez temel güvenlik kontrollerini yapması gerektiği konusunda uyarıyor.
"HAYDİ ELLER HAVAYA" DEMEDEN ÖNCE GÜVENLİĞİ KONTROL EDİN
Uzmanlara göre birçok yolcu tekneye biner binmez eğlenceye odaklanıyor. Ancak olası bir acil durumda can yeleklerinin yeri, acil çıkış noktaları ve tahliye planlarının bilinmesi hayati önem taşıyor.
Denizcilik uzmanları, yolcuların seyahat öncesinde kısa bir güvenlik bilgilendirmesi talep etmesinin önemli bir alışkanlık haline gelmesi gerektiğini belirtiyor.
12 KİŞİDEN FAZLA YOLCU TAŞIYANLAR YOLCU GEMİSİ SAYILIYOR
Türk P&I Sigorta Risk Değerlendirme Uzmanı Cem Güler, mevcut mevzuata göre 12 kişiden fazla yolcu taşıyan tüm deniz araçlarının yolcu gemisi statüsünde değerlendirildiğini belirtti.
Güler, teknenin uzunluğu, faaliyet alanı ve kullanım amacına göre farklı teknik zorunlulukların devreye girdiğini ifade etti.
YOLCU KAPASİTESİNİ BELİRLEYEN 3 KRİTER
Yolcu kapasitesinin yalnızca oturma alanına göre belirlenmediğini vurgulayan Güler, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Birincisi oturma alanı. İkincisi stabilite ve meyil hesabı. Üçüncüsü ise can kurtarma teçhizatı. Bir gemide, yolcu kapasitesinin yüzde 5 fazlası kadar yetişkin can yeleği bulundurulması gerekiyor. Bu toplam kapasitenin yüzde 5’i kadar da çocuk can yeleği zorunlu."
Uzmanlar, kapasite aşımının uygulamada en sık karşılaşılan güvenlik sorunlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE YANGIN
Deniz turizminde en kritik risk alanlarından birinin yangın olduğunu belirten Cem Güler, yolcu gemilerinde yangına karşı ciddi önlemler alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.
“Makine dairesinde, kuzine yani geminin mutfağında, köprü üstünde, bunların hepsinde en az birer tane 6 kilogramlık portatif yangın tüpü bulunması gerekiyor. Eğer bir yolcu salonu varsa her 10 metresi için de bunlardan bir adet bulunması zorunlu."
36'dan fazla yolcu taşıyan teknelerde sabit yangın söndürme sistemi, 15 metre üzerindeki gemilerde ise yangın pompası bulundurulması gerekiyor.
SU ALMA DURUMU ANINDA TESPİT EDİLİYOR
Güler, teknelerde su alma riskine karşı da çeşitli alarm sistemleri bulunduğunu belirtti.
"24 metre ve üstü ünitelerde su geçirmez kapaklar ve kompartımanların durumunu izleyen alarm sistemlerinin bulunması zorunlu."
Özellikle büyük teknelerde bulunan sensörler sayesinde su seviyesi yükseldiğinde kaptan köşküne anında sesli ve ışıklı uyarı gönderiliyor.
UZMANLARDAN YOLCULARA GÜVENLİK LİSTESİ
Uzmanlar, deniz yolculuğuna çıkacak vatandaşların şu kontrolleri mutlaka yapmasını öneriyor:
Can yeleğinin yerini öğrenin.
Çocuk can yeleği olup olmadığını kontrol edin.
Acil çıkış noktalarını inceleyin.
Toplanma alanlarını öğrenin.
Acil durum planlarının görünür olup olmadığına bakın.
Yangın söndürme ekipmanlarının erişilebilir olduğunu kontrol edin.
Mümkünse güvenlik bilgilendirmesi talep edin.
DENETİMLER ARTMALI
Yat Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğulu ise deniz turizminde en büyük sorunun mevzuat eksikliği değil, uygulamanın sürdürülebilirliği olduğunu söyledi.
Doğulu, sezon boyunca habersiz ve operasyonel denetimlerin artırılması gerektiğini belirterek, ekipmanların teknede bulunmasının tek başına yeterli olmadığını, mürettebatın da bu ekipmanları etkin kullanabilecek eğitim seviyesinde olması gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE'DE 150 BİNE YAKIN DENİZ ARACI BULUNUYOR
Uzmanlara göre Türkiye'de farklı kategorilerde yaklaşık 150 bine yakın deniz aracı bulunuyor. Özellikle Bodrum, Marmaris, Göcek, Fethiye, Antalya, Kaş, Çeşme ve Kuşadası deniz turizminin en yoğun olduğu bölgeler arasında yer alıyor.
Yaz sezonunda milyonlarca kişinin denize açıldığı düşünüldüğünde, uzmanlar hem işletmecilerin hem de yolcuların güvenlik konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.







