Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından düzenlenen 'Türkiye’de Barış Nasıl Tesis Edilir?' konulu söyleşi programı, bölgenin ekonomik ve sosyal sorunlarını gözler önüne serdi. Programda, barış sürecinin hukuk, demokrasi ve iş dünyasına yansımaları derinlemesine ele alındı. Moderatörlüğünü Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Prof. Dr. Suvat Parin'in yaptığı etkinlikte, katılımcılar barışın toplumsal, siyasal ve ekonomik boyutlarını farklı açılardan değerlendirdi.

EKONOMİK PERSPEKTİFTEN BİR DRAM: GERİ KALMIŞLIK VE İŞSİZLİK
Van TSO Başkanı Necdet Takva, konuşmasında bölgenin ekonomik durumuna dair çarpıcı veriler paylaştı. Takva, 2022'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın araştırmasına göre, Türkiye genelindeki 121 geri kalmış ilçenin 90'ının bu bölgede olduğunu belirtti. Van'daki 11 ilçeden 8'inin bu listede yer aldığını ve 2024'te yapılan bir başka araştırmada, Türkiye'nin en gelişmemiş 50 ilçesinin 49'unun bölge illerinde bulunduğunu vurguladı. İşsizlik oranlarının da alarm verdiğini söyleyen Takva, TÜİK verilerine göre Van'da işsizliğin yüzde 16,7, Ağrı'da yüzde 13,1, Hakkari'de yüzde 18,3, Muş'ta ise yüzde 13,1 olduğunu açıkladı. Van TSO'nun araştırmasına göre ise Van'daki genç işsizlik oranının yaklaşık yüzde 36 seviyesine ulaştığı tespit edildi.

GÜVENLİK HARCAMALARININ ÇARPICI BOYUTU: 2 TRİLYON DOLARLIK KAYIP
Takva, bölgedeki güvenlik harcamalarının Batı illerine yapılanların üç katından fazla olduğuna dikkat çekti. Uzmanların TRT'de yaptığı bir hesaplamaya atıfta bulunarak, bu süreçte harcanan yaklaşık 2 trilyon dolarlık kaynakla 196 adet İstanbul Yeni Havalimanı veya 1.176 adet Marmaray projesi yapılabileceğini ifade etti. Bu durum, barışın ekonomik maliyetinin ne denli yüksek olduğunu gözler önüne serdi.

TARIM VE HAYVANCILIKTA YAŞANAN ÇIKMAZ
Van'ın yüzölçümünün yaklaşık yüzde 64,7'sinin mera alanı olmasına rağmen, yayla yasakları ve çeşitli kısıtlamalar nedeniyle hayvancılığın ciddi sorunlar yaşadığını belirten Takva, Türkiye'deki toplam mera varlığının yaklaşık yüzde 10'unun bu il sınırları içinde olduğunu hatırlattı. Samimi ve gerçekçi bir bakış açısıyla sebep-sonuç ilişkisi içinde değerlendirme yapılması ve uygun çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı. Program, katılımcıların yoğun ilgisi ve yapılan değerlendirmelerle sona erdi.








