Bir telefon, bir ton buğday diye başlamıştık ya gelin o telefonun içine girip ayağımızın altında ki topraktan kopup gidelim. . .
Karbon ayak izi tanımı gibi her ürünün üretim aşamasında kullanılan su içinde üretimin su izi tanımı var. Gelin telefonlardan girip, dijital teknolojinin üretimindeki su izine bakalım birlikte.
Bir mikroçipin üretiminde ki soğutma aşamalarında 32 litre su kullanıldığı yazılıyor.
Pillerde kullanılan lityumun bir tonunu elde edebilmek için 2. 270 ton yanlış okumadınız 2. 270 ton su kullanılıyor.
Bu liste uzayıp gidiyor. Kullanılan nadir metallerin, çiplerin aksamların üretimi derken bir telefonun üretimi için toplam da 11-12 ton su kullanıldığı bilgisi var açık kaynaklarda.
Ama daha bitmedi. İnternet ya da telefonların bilgi işlem ve depolama merkezlerinde sistemlerin soğutulması, stabil tutulması için de kullanılan su miktarı içinse şu bilgi var. Her 100 bilgiyi işleme ya da mesela yapay zekanın sadece her 100 soru-cevap işleminde sistemin soğutulması amacıyla bir litre su harcanıyor. Tuhaf gelebilir ama dünya genelinde bir veri sistemine yapılan işlem sayısını hayal edin. O merkezin soğutma sistemlerinde suyun da kullanıldığını.
İmalat, çalışma sistemleri, parçaları, pilleri derken teknolojinin yıllık su maliyetinin yılda 765 milyon ton olduğu ifade ediliyor. (765 milyar litre)
Şimdi tekrar dönelim tarıma. Bu sohbet bir telefon , ton buğdayla başlamıştı. Bir kilo buğday üretimi içinse 1, 5 tona yakın su ihtiyacı olduğu söylenir. Kısacası yapay zekası, telefonu derken teknolojiyi üretmek ve ayakta tutup kullanabilmek için kabaca 500 milyon ton buğday üretecek su kullanılıyor. . .
Şimdi bu noktadan sonrası ise insanoğlunun en büyük tezatı. Teknoloji için inanılmaz su kulanımı. Ama o suyu kullandıkça çölleşen dünya. Su kaybettikçe tarımdan topraktan uzaklaşan toplumlar, hayatlar. Nereye varacağız. Yapay "et"lere mi. Son dönem kullanımı artan vitamin takviyesi gibi besin haplarına mı.
Hiç uçuk demeyin. Şurda, 20-25 yıl önce çevre, ekoloji, küresel ısınma deseniz insanlara başka işin yokmu diye dalga geçilirdiniz. Mesela 25 yıl önce Akşehir e gidip, koca Akşehir gölü kuruyacak deseniz başınıza neler gelirdi.
Tekrar düşünmeli aslında. Bir cep telefonu, bir ton buğday parası ama diğer tarafdan 7-8 ton buğday üretmek için gerekli su miktarı.
Bir ton buğday parası ve üzerine de 7-8 ton buğday üretimi için gereken suyu vererek adeta topraksızlaşıyoruz.
Son sistem bir traktörünüz var. Çalıştırdınız. Traktörünüz kendiliğinden telefonunuzla, evdeki bilgisayarla ve uzaydaki uyduyla iletişime geçip olabilecek her bilgiyi veriyor, her türlü teknik üretim şartlarını hazırlıyor. Kendinizi üretici gibi değilde astronot gibi hissetiniz. Mutlusunuz. Çok sürmeyecek çünkü önümüzde ki yıl suyun sondaj derinliği bu yıla göre 10 metre daha aşağı gidecek.
Düşünmek, sürdürülebilir çözümler aramak gerekli aslında.


