Mustafa Kemal Atatürk'ün, Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Binbaşı Haydar Mehmet Alganer tarafından 17 Haziran 1915'te çekilen tarihi fotoğrafının bulunduğu alan, 'Mustafa Kemal Yolu' projesi kapsamında inşa edilen bir anıtla yeniden hayat buldu. Bu bölge, 111 yıl önce kaydedilen o kritik anın bir tanığı olarak tarihin akışına tanıklık etmeye devam ediyor.

TARİHİN DURDUĞU AN: O FOTOĞRAFIN HİKAYESİ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Barış Borlat, o tarihi fotoğrafın çekildiği alanda yaptığı açıklamada, "Mustafa Kemal'in Çanakkale Kara Harbi esnasında kullandığı iki tane kritik karargahının tam ortasında tarihin belki de zamanı durdurulduğu o anın şahitliği içerisindeki tam da heykelin bulunduğu fotoğrafın çekildiği yerdeyiz" ifadelerini kullandı. Borlat, Binbaşı Alganer'in hatıralarına dayanarak, Atatürk'ün karargahının adeta bir eve benzediğini, bir köpeği ve kuzusunun bulunduğunu anlattı. Siper ziyaretleri sırasında askerlerin Kur'an okuduğunu, dua ettiğini ve namaz kıldığını gözlemlediklerini belirten Borlat, Atatürk'ün ziyaret edeceği bölgeleri tarif ettiğini ve Anafartalar ovasını gördüklerini aktardı.

'MUSTAFA KEMAL YOLU' PROJESİYLE DEVRANIN RUHU YAŞATILIYOR
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından hayata geçirilen 'Mustafa Kemal Yolu' projesi, Atatürk'ün Çanakkale Muharebelerindeki rolünü ve savaş alanlarının tarihsel önemini ziyaretçilere aktarmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Atatürk'ün Çanakkale'ye intikalinden kara muharebelerinde kullandığı karargahlara kadar olan güzergah, canlandırmalar ve özel alanlarla deneyimlenebilir hale getirildi. 17 kilometrelik bu yol üzerinde çocuklar için özel alanlar ve konaklamalı turlar için kamp alanları da oluşturuldu. Atatürk'ün 25 Şubat 1915'te Çanakkale'ye gelmesiyle başlayan ve 18 Mart Zaferi'ne kadar olan tüm hareket alanını kapsayan bu güzergah, ziyaretçilere tarihin derinliklerine bir yolculuk sunuyor. Orijinal fotoğrafı ve fotoğraf makinesi, Alganer'in torunları tarafından 2007 yılında Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı'na hediye edilmiş ve müzenin en nadide parçaları arasında yer alıyor.







