Kayseri'nin Develi ilçesinde, dağ yamacına kayalar oyularak inşa edilmiş olan Öksüt Kalesi, en az 2 bin yıllık geçmişiyle adeta zamana meydan okuyor. Hitit dönemine kadar uzanabileceği düşünülen bu eşsiz yapı, aradan geçen binlerce yıla rağmen dimdik ayakta durmayı başarıyor.
Roma ve Selçuklu İzleri Taşıyan Kadim Yapı
Roma ve Selçuklu dönemlerinde farklı amaçlarla kullanıldığı bilinen Öksüt Kalesi, içinde barındırdığı oda şeklindeki yerleşim yerleri, su havuzları, kanalları, hayvan barınakları, güvercinlikler ve ibadet mekanlarıyla adeta o dönemin canlı bir şehrini andırıyor. Bu zenginlik, kalenin yalnızca bir savunma yapısı olmadığını, aynı zamanda kapsamlı bir yerleşim alanı olduğunu gösteriyor.
Arkeologlar ve Yerel Halkın Gözünden Öksüt Kalesi
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy, kaleye ulaşımın zorluğuna dikkat çekerek, yapının en az 2 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Bilge Umar'ın Kapadokya kitabında yer alan bilgilere göre Hititler dönemine tarihlendirilebilen kalenin, Kapadokya'daki yer altı şehirleri düşünüldüğünde 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olması mantıklı bulunuyor. İbni Bibi'nin eserinde Selçuklular zamanında hapishane olarak kullanıldığına dair bilgiler de mevcut. Yöre halkından Murat Aytaş ise kalenin içinde yüzlerce oda, sütun, merdiven, su yolu ve havuz bulunduğunu, keşfedilmeyi bekleyen bölümlerin olduğunu ve yapının turizme kazandırılmasını istediklerini dile getiriyor. Nezir Ötegen ise kalenin 10 kata kadar ulaştığını ve "Hitit döneminin gökdeleni" olarak nitelendirilebilecek bu yapının turizm açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.








