28 Şubat'ın mağduru başörtülü akademisyen kürsüdeydi: 'Özgürlüğü alkışladık

YAŞAM Yayınlanma : 25 Şubat 2026 13:10 Düzenleme : 25 Şubat 2026 13:10
28 Şubat'ın mağduru başörtülü akademisyen kürsüdeydi: 'Özgürlüğü alkışladık
28 Şubat mağduru Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, başörtüsü yasağıyla geçen öğrencilik yıllarını ve yıllar sonra kürsüye başörtüsüyle çıkışını anlattı. Koçakoğlu, özgürlük talebini ve anayasal güvence ihtiyacını vurguladı.
28 Şubat'ın mağduru başörtülü akademisyen kürsüdeydi: 'Özgürlüğü alkışladık

28 Şubat postmodern darbesinin 27. yıl dönümü yaklaşırken, o dönemin acılarını ve mağduriyetlerini yaşayanlardan Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, yıllar sonra akademisyen olarak kürsüye başörtüsüyle çıkmanın anlamını ve duygularını paylaştı.

Öğrencilik Yıllarından Akademik Kariyerine: Bir Özgürleşme Hikayesi

Selçuk Üniversitesi'nde eğitim görürken üniversiteye devam edebilmek için başörtüsünü çıkarmak zorunda bırakılan Koçakoğlu, yıllar sonra Akdeniz Üniversitesi'nde başörtülü bir akademisyen olarak görev yapmasının hem mesleki hem de kişisel bir özgürleşme olduğunu belirtti. 28 Şubat sürecini "insanın insana yaşattığı bir cehennem" olarak tanımlayan Koçakoğlu, bu meselenin sadece bir kıyafet tartışması olmadığını, bir medeniyet bunalımı ve bilinç yarılması olduğunu vurguladı.

Korku ve Direniş: Başörtüsünden Tanınma Kaygısı

Bulgaristan'dan göç eden ailelerle yaşadığı bir anıyı aktaran Koçakoğlu, çocukken duyduğu korkunun 28 Şubat sürecinde yeniden canlandığını anlattı. Başörtüsünden tanınma ve eziyet görme endişesi taşıdığını dile getiren Koçakoğlu, "İşte beni de tanıdılar" dediği o dönemin getirdiği travmaları paylaştı. Selçuk Üniversitesi kampüs girişindeki "kırık ayna"nın, başörtüsünü mahcubiyetle çıkarıp takan genç kızların aynası olduğunu belirten Koçakoğlu, "kamusal alan" adı altında getirilen kısıtlamalara rağmen inançlarını ve davalarını büyüttüklerini ifade etti.

Devletle Barışma ve Anayasal Güvence Talebi

28 Şubat sürecinin devlete karşı kırgın bir nesil oluşturduğunu belirten Koçakoğlu, bu sürecin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmenin kendisi için çok değerli olduğunu söyledi. Başörtüsü özgürlüğünün anayasal güvence altına alınmasını talep eden Koçakoğlu, geçmişte yaşanan travmaların yeniden tetiklenmemesi gerektiğini vurguladı. Kendi kariyerinde yaşadığı "ikili hayat" zorunluluğundan sonra, doçentlik sınavına başörtülü girme kararı aldığını ve bu kararın ardından üniversitede başörtülü olarak devam ettiğini anlattı. Başörtülü olarak girdiği ilk dersinde öğrencilerin "Özgürlüğü alkışladık" diyerek ayağa kalkmasının kendisi için unutulmaz bir an olduğunu belirten Koçakoğlu, artık kısık sesler olmadıklarını, devlet mekanizmasının halkın lehine işletilmesiyle gerçek eşitliğin tesis edilebileceğine inandığını sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.