Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu’nun raporunda, Özden’in ölümünün “ilaçlara bağlı oluşan alerjik reaksiyon” sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtildi.
Olay günü kliniğinde müdahalede bulunduğunu kabul eden Dahiliye Uzmanı Dr. B.B. ise savunmasında, “Klinik faaliyete geçmemişti, hasta kabulü başlamamıştı” ifadelerini kullandı. Ancak soruşturma dosyasına giren hasta yazışmaları ve randevu görüşmeleri, doktorun bu savunmasını çürütüyor.
Eşinden ağır iddialar
Hayatını kaybeden Eda Özden’in eşi Yasin Özden, eşinin epilepsi veya kronik bir rahatsızlığının olmadığını, sadece kilo vermek amacıyla ozon tedavisi almak istediğini belirtti. İlk seansın sorunsuz geçtiğini, ancak ikinci seans sırasında fenalaştığını söyleyen Özden, “Eşim 20-25 dakika boyunca klinikte tutuldu. Eğer zamanında ambulans çağrılsaydı belki yaşıyor olacaktı” dedi.
Özden ayrıca doktorun epilepsi nöbeti açıklamasına tepki göstererek, “Eşim epilepsi hastası değildi. Aldığı ozon tedavisinden sonra fenalaştı. Ambulansla hastaneye götürüldü, yoğun bakımda günlerce yaşam savaşı verdi ama kurtarılamadı” ifadelerini kullandı.
“Adalet istiyoruz”
18 aydır adalet mücadelesi verdiklerini söyleyen Yasin Özden, “Ruhsatsız bir klinikte eşim hayatını kaybetti. Buna rağmen hâlâ ruhsat tartışmaları yapılıyor. Sağlıkla ilgili denetimler daha sıkı olmalı. Benim tek isteğim adaletin sağlanması” diye konuştu.
Olayın ardından mühürlenen klinikle ilgili soruşturma sürerken, Dr. B.B. hakkında “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla adli süreç başlatıldı. Yeni delillerin ve tanık ifadelerinin hazırlanacak iddianamede yer alması bekleniyor.








