43 gün sonra toprağa gömülü bulundu: Dinçer Arslan cinayetinde kan donduran ilk duruşma!

ASAYİŞ Yayınlanma : 05 Haziran 2026 18:36 Düzenleme : 05 Haziran 2026 18:36
43 gün sonra toprağa gömülü bulundu: Dinçer Arslan cinayetinde kan donduran ilk duruşma!
Zonguldak'ta kaybolduktan 43 gün sonra toprağa gömülü bulunan Dinçer Arslan cinayetinde ilk duruşma görüldü. İki sanık da suçlamaları reddedip birbirini suçladı, mahkeme 2026'ya erteledi.

Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesinde kaybolduktan tam 43 gün sonra cansız bedeni toprağa gömülü halde bulunan 26 yaşındaki Dinçer Arslan cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanıklar Abdül H.B. ve İsmail Ç. savunmalarını yaparken, her ikisi de cinayeti kendilerinin işlemediğini iddia ederek suçu birbirlerinin üzerine attı.

KAN DONDURAN İTİRAF: CİNAYET NASIL İŞLENDİ?

Mahkemede ifade veren Abdül H.B., olaydan yaklaşık bir hafta önce Dinçer Arslan'ın evinde kaldığını belirtti. Olay günü İsmail Ç. ile birlikte alkol aldıklarını anlatan Abdül H.B., ardından Arslan'ın evine geçtiklerini ve burada alkol tüketimine devam ettiklerini söyledi. Abdül H.B., evde sohbet sırasında İsmail Ç.'nin kız arkadaşının fotoğrafını gösterdiğini ve Dinçer Arslan'ın "O sana bakmaz" demesi üzerine İsmail Ç.'nin sinirlenerek Arslan'a saldırdığını iddia etti. Abdül H.B. ifadesinde, İsmail Ç.'nin önce şişeyle vurmak istediğini, ardından yere düşen Arslan'a yumruklarla saldırmaya devam ettiğini ve Arslan'ın bilinci gidene kadar vurmaya devam ettiğini öne sürdü. Kendisinin ayırmaya çalıştığını savunan Abdül H.B., daha sonra Dinçer Arslan'ın kendine geldiğini gördükten sonra evden ayrıldıklarını ve sabah olunca İsmail Ç. ve eşini de alarak yeniden eve gittiklerinde Arslan'ın hayatını kaybettiğini gördüğünü anlattı. Abdül H.B., olay yerinden kaçmak istediğini ancak İsmail Ç.'nin silah çekerek kendisini tehdit ettiğini ve bu yüzden mecburen yardım etmek zorunda kaldığını iddia ederek, cesedin çuvala konulması, taşınması ve gömülmesi işlemlerini İsmail Ç.'nin yaptığını savundu.

SUÇLAMALAR KARŞILIKLI: GERÇEK NE?

Duruşmada söz alan İsmail Ç. ise Abdül H.B.'nin anlattıklarının tamamının doğru olmadığını savundu. Dinçer Arslan'ı olay günü ilk kez gördüğünü belirten İsmail Ç., Abdül H.B.'nin cezaevi firarisi olduğu dönemde eşiyle birlikte yanına geldiğini ve kendisinde kalmak istediğini söyledi. Olaydan bir gün sonra Abdül H.B.'nin kendisini alkol almaya çağırdığını, birlikte vakit geçirdiklerini ve daha sonra Dinçer Arslan'ın evine gittiklerini anlatan İsmail Ç., Arslan ile ilk kez burada tanıştığını belirtti. Bir süre sonra evde gerginlik yaşandığını ve tuvalette bulunduğu sırada sesler duyduğunu söyleyen İsmail Ç., salona geldiğinde Abdül H.B.'nin Dinçer Arslan'ı darbettiğini gördüğünü öne sürdü. Abdül H.B.'nin "Benim karıma sarktı, bunu komalık edeceğim" diyerek saldırmaya devam ettiğini iddia eden İsmail Ç., Dinçer Arslan'ın karşılık vermediğini ancak Abdül H.B.'nin saldırısını sürdürdüğünü söyledi. İsmail Ç., olay sonrasında evden ayrıldıklarını, ertesi sabah kahvaltı sırasında Abdül H.B.'nin tekrar eve gitmeyi teklif ettiğini ve birlikte gittiklerinde Abdül H.B.'nin camdan içeri girerek "Adam ölmüş" dediğini iddia etti. İsmail Ç., karakola gitmeyi teklif ettiğini ancak Abdül H.B.'nin kabul etmediğini ve cesedi ortadan kaldırmak istediğini öne sürerek, cesedin yaklaşık iki gün evde kaldığını, daha sonra mezar kazıldığını ve cesedin çuvala konularak Arslan'a ait aracın bagajına yerleştirildiğini anlattı. Kendisinin yalnızca olay yerinde bulunduğunu, cesede müdahale etmediğini savundu. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, tanıkların dinlenmesi ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı 3 Temmuz 2026 tarihine erteledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.