60 yıl Mevlana Dergahında çile çeken son Türbedar

ARAŞTIRMA Yayınlanma : 22 Aralık 2025 03:01 Düzenleme : 22 Aralık 2025 03:07
60 yıl Mevlana Dergahında çile çeken son Türbedar
Mevlana Dergahının son dedesi Ankaralı Mehmet Arısoy, hayat hikayesi ile dikkat çekiyor.

Çok genç yaşta Mevlana Dergahında hücre sahibi olan ve 60 yıl Mevlana Dergahındaki hücresinde yaşayan Mehmet Dede’nin ölümüyle Mevlevi dergâhlarında yedi asırdır devam eden hücre-nişin geleneği de ortadan kalkmış oldu.

 

GENÇ YAŞTA MEVLANA'YA GELDİ

Mevlâna Dergahı’nın son mukim dervişi ve son türbedarı olan Mehmet Arısoy Dede, 1875 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Köklü bir aileye mensup olan Mehmet Dede, Rüştiye ve Mülkiye İdadisi'ni bitirdi. Onun Hz. Mevlâna ile gönül bağı, Farsça hocasının ödev olarak verdiği Mesnevi'den bir parça ile başladı. Bu muhabbetle genç yaşta Konya yollarına düşen Arısoy Dede, Mevlâna Dergahı’na kapılanıp çileye soyundu. "Hücrenişin Derviş" liyakatına erişince, kendisine tahsis edilen hücreye yerleşti.

YENİ REJİMİN SON DERVİŞİ OLDU

Cumhuriyet’ten sonra 1925 yılında bütün türbe ve dergahlar kapanmış ancak müze olması kaydıyla sadece Mevlana Türbesi ve Dergahı açık bırakılmıştı. Bunun üzerine Postnişin Çelebi İstanbul’a gitmiş, bütün dervişler sağa sola dağılmıştı. Sadece Mehmed dede hücresinden ayrılmıyordu çünkü o gitmek için değil ölmek üzere dergaha gelmişti. Kendisini hücresinden çıkarmak isteyen müzenin ilk Müdürü Yusuf Akkurt’a adeta yalvarırcasına şu ifadeleri kullandı: “Müdür bey, eğer kabul ederseniz hademe olarak kalmak hem Pir’ime hem size hizmet etmek isterim. Ne iş verirseniz yapabilirim. Beni buradan ayırmayınız, buraya dönmemek üzere geldim, burada ölmek isterim.”

 

HİZMETKAR OLARAK KALDI

Bu talep uygun bulundu ve Mehmed Dede gündüz hademelik, gecede bekçilik yapmak üzere dergâhta kaldı. 3 kıtaya yayılmış yüzlerce dergahın merkezi Mevlana Dergahı’nın bevvap ve türbedarı, idadi mezunu, alim ve fazıl Ankaralı Mehmed Dede, şimdi Mevlana Türbesi ve Müzesi’nin süpürgecisi, hademesi ve bekçisi olarak büyük bir şevk ve sâdâkâtla vazife görüyordu. Bilmiyordu ki süpürgeden nasırlaşan elleri bir gün prensler, vekiller, sefirler tarafından öpülecekti.

ÖLENE KADAR HÜCRESİNDE YAŞADI

Bu hizmeti 9 yıl sürdü. Yaşı 60’a varmış, uzun boyu Pir’in önünde bükülmüştü. 1934 yılında vazifeden alınmış, maaşı da kesilmişti. Dergâh’tan ayrılırken, Dönemin Milli Eğitim Bakanı  Hasan Ali Yücel tarafından vefatına kadar hücresinde oturma izni çıkarıldı. Huzur ve sükûn içinde son günlerini hücresinde geçirdi. 1957 yılındaki vefatına kadar dergâhtan ayrılmadı. 60 yıl Mevlana Dergahındaki hücresinde yaşadı. Yıllar boyu misafirlerini ağırladı. Zarif sohbetlerde bulundu ve sayısız kerametine şahit olundu. Mehmed Dede, 1935’de yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile Arısoy soyadını almış ve Ankaralı Mehmet Arısoy Dede olarak da anıldı.

 

“O DÜŞÜNDÜĞÜN ŞEYİ YAPMAYACAKMIŞSIN!”

Mehmet Arısoy Dede'nin manevi sezgileriyle ilgili hafızalara kazınan bir kerametleri de vardı.  Bunlardan bir tanesi de Mehmet Arısoy Dede’nin hayatının anlatıldığı Konya Ansiklopedisi’nde yer alıyor. Anlatılanlara göre dönemin müze müdürlerinden biri, Hz. Mevlâna’nın kabrini açıp mübarek cesetlerini görme düşüncesine kapılır. Arısoy Dede bir gün o görevliye, (kendisinin de ne olduğunu bilmeden) Hz. Mevlâna’nın şu mesajını iletir: “O düşündüğün şeyi yapmayacakmışsın!” Mesele, görevlinin sonradan düşüncesini açıklaması ile ortaya çıkar. Mehmet Dede’nin ölümüyle Mevlevi dergâhlarında yedi asırdır devam eden hücre-nişin geleneği de ortadan kalkmıştır.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.