Avrupa Birliği liderleri, Ukrayna'nın 2026 ve 2027 yıllarındaki finansmanını güvence altına alacak bir karar çıkmadan Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi'nden ayrılmayacaklarını açıkladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, zirve öncesinde ortak bir mesajla bu kararlılığı vurguladı. Ukrayna'nın önümüzdeki iki yıl için finansman açığının 137 milyar euro olduğu tahmin ediliyor ve AB bunun üçte ikisini, yani 90 milyar euroyu karşılamayı taahhüt etmiş durumda.

MASADA İKİ KRİTİK SEÇENEK VAR
Von der Leyen, Ukrayna'nın finansmanı için masada iki ana seçenek olduğunu belirtti. Birinci seçenek, AB bütçesi üzerinden borçlanma yoluyla finansman sağlanması. İkinci seçenek ise, Rusya'nın Ukrayna'da neden olduğu yıkımdan sorumlu tutulması fikrine dayanan tazminat kredisi. Von der Leyen, Belçika'nın tazminat kredisi konusundaki endişelerini anladığını ve riskin tüm üyeler arasında paylaşılması gerektiğini desteklediğini ifade etti. Yoğun tartışmaların beklendiği zirvede, bugün bir çözüme ulaşmadan ayrılmayacaklarını tekrarladı.

LİDERLERDEN KARARLILIK MESAJLARI
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Ekim ayında alınan taahhüdün nasıl yerine getirileceğini onaylamaya odaklanacaklarını söyledi. Costa, "Gerekirse yarın da çalışacağız, ancak Ukrayna'nın finansal ihtiyaçlarını güvence altına alan nihai bir karar olmadan bu zirveden ayrılmayacağız" dedi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise tazminat kredisini en uygulanabilir seçenek olarak nitelendirdi ve Belçika'nın endişelerinin ele alındığını belirtti. Kallas, "Bir çözüm bulana kadar burada kalacağız" diyerek kararlılığını vurguladı.
ÜLKE LİDERLERİNDEN FARKLI YAKLAŞIMLAR
Polonya Başbakanı Donald Tusk, "Ya bugün para, ya da yarın kan" diyerek aciliyeti dile getirdi. Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, tazminat kredisini desteklediğini açıkladı. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, risk paylaşımı mekanizmasında yer almaya hazır olduklarını söyledi. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasının daha iyi bir seçenek olduğunu ifade etti. Kritik rol oynayan Belçika Başbakanı Bart De Wever ise zirve öncesinde açıklama yapmadı.







