Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Çankırı'da okurlarla buluştuğu bir etkinlikte, eğitimin ve manevi değerlerin toplumdaki yeri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Okumanın ve araştırmanın sosyal gelişime katkısını vurgulayan Şimşirgil, günümüzdeki eğitim sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Eğitimde Manevi Değerlerin Yeri
Şimşirgil, matematik ve fen bilimleri gibi derslerin bilgi kazandırdığını ancak insana kişilik ve şahsiyet katmadığını belirtti. Ona göre tarih, edebiyat ve din dersleri, bireyin karakterini oluşturan temel unsurlardır. Bu alanların bilinçli bir şekilde manipüle edildiğini ve toplumun ahlaki değerlerinin zayıflatıldığını savunan Şimşirgil, "Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar," diyerek bu duruma tepki gösterdi. Ayrıca, güzel sözlerin önemine değinerek, bir güzel sözün dünyayı güzelleştirebileceğini ifade etti.

Hocaya Hürmet ve Öğrencinin Sorumluluğu
Günümüzdeki eğitim ortamında yaşanan saygısızlığa da değinen Prof. Dr. Şimşirgil, geçmişte ailelerin çocuklarını hocalarına emanet ettiğini ve "Eti senin kemiği benim" dediğini hatırlattı. Ancak bugün, "hoca yan baktı" gerekçesiyle ailelerin okula gidip öğretmenlere saldırdığını belirterek, öğrencilerin kendi hocalarına karşı takındığı tavrı eleştirdi. "Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" sorusuyla bu konudaki hassasiyetini dile getirdi.

Tarih Bilinci ve Dinlemenin Önemi
Şimşirgil, tarihin bir milletin hafızası, geleceği ve gücü olduğunu vurgulayarak, "Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer," benzetmesiyle tarih bilincinin önemine dikkat çekti. Okumanın ve dinlemenin başarıdaki rolünü anlatan Şimşirgil, geçmişte evlerin sohbet halkalarıyla dolu olduğunu, insanların alimleri dinleyerek bilgi edindiğini anlattı. Kendi babaannesinin dahi okuma yazma bilmemesine rağmen dinleyerek çok şey öğrendiğini ve bu bilgileri kendisiyle paylaştığını aktardı. Başarının sırrının ise "neredeysen orada ol" düsturuyla, yani bulunduğun an ve ortama odaklanmakla mümkün olacağını söyledi. Kul hakkına girmemenin de en önemli ahlaki sorumluluklardan biri olduğunu sözlerine ekledi.








