Akdeniz anemisi kontrol altına alınıyor: Erken tanı ve doğru takip şart

SAĞLIK Yayınlanma : 06 Mayıs 2026 20:09 Düzenleme : 06 Mayıs 2026 20:09
Akdeniz anemisi kontrol altına alınıyor: Erken tanı ve doğru takip şart
Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, Akdeniz anemisinin erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Talasemi taşıyıcılığına dikkat çekti.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Hematoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Vekfi Gürhan Kadıköylü, Akdeniz anemisinin doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini belirtti.

GENETİK GEÇİŞ VE TAŞIYICILIK

Kadıköylü, genetik geçişli bir hastalık olan talasemide taşıyıcılığın erken dönemde tespit edilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Talasemiler, eritrositlerin kırmızı rengini veren hemoglobin zincirlerinin hatalı sentezi sonucu ortaya çıkan hipokrom mikrositer anemi ile karakterize bir grup hastalık olarak tanımlanıyor. Dünyada beta talasemi taşıyıcılığı oranı yüzde 3, alfa talasemi taşıyıcılığı ise Güneybatı Asya'da yüzde 5-10 arasında değişiyor. Ülkemizde ise Çukurova, Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı oldukça yaygın.

TEDAVİ VE KONTROL YÖNTEMLERİ

Talasemi taşıyıcılarında genellikle herhangi bir belirti görülmezken, taşıyıcılık yönünden anne, baba ve kardeşlerin mutlaka taranması gerektiğini belirten Kadıköylü, talasemi majör hastalarının ise küçük yaşlardan itibaren kan transfüzyonlarına bağımlı hale geldiklerini ifade etti. Tedavi sürecinde, hemoglobin düzeyinin 9-10 g/dl’nin altında düşmemesi için taze eritrosit süspansiyonları verilmesi gerektiğini vurgulayan Kadıköylü, demir birikiminin önlenmesi için ise demir şelasyon tedavisinin uygulanması gerektiğini açıkladı. Ayrıca, talasemi hastalarının kök hücre nakli için uygun bir donör bulmaları gerektiğini de sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.