Altıntepe Kalesi, tarihî derinliği ve barındırdığı Urartu dönemi kalıntılarıyla Anadolu arkeolojisinin önemli merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürüyor.

URARTU'DAN GÜNÜMÜZE UZANAN BİR TARİH
Üzümlü ilçesinde yer alan bu kale, hem Urartu hem de Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir yerleşim alanı olarak kullanıldı. Yapının ilk kez duyulması, 1938 ve 1956 yıllarında gerçekleştirilen yasa dışı kazılarla oldu. Ancak, bölgedeki ilk bilimsel kazılar 1959 yılında Tahsin Özgüç başkanlığında başlamış ve 1967 yılına kadar devam etmiştir. Bu süreçte, Urartu dönemine ait birçok yapı gün yüzüne çıkarılmıştır.

KAZILAR VE BULUNTULAR
Yapılan kazılarda ortaya çıkan iç kale kapısı, tapınak-saray kompleksi gibi yapılar, Altıntepe’nin tarihî önemini gözler önüne seriyor. Kalenin güney yamacındaki taş örme mezarlar, dönemin gömü geleneklerine dair önemli bilgiler sunmaktadır. Kazı çalışmaları sonrası alan, Kültür Bakanlığı’na devredilmiş, fakat defineciler tarafından bazı bölümleri tahrip edilmiştir. 2002 yılında Mehmet Karaosmanoğlu liderliğinde yeniden başlayan kazı ve koruma çalışmaları da Altıntepe’nin korunmasına katkı sağlamıştır. Bu tepe üzerinde Bizans dönemine ait sur kalıntılarının da bulunduğu belirtiliyor. Erzincan Müze Müdürlüğü yetkilileri, Altıntepe’nin Urartu’nun batıdaki en önemli eyalet merkezlerinden biri olduğunu ifade ederken, kazılarda ortaya çıkan eserlerin Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne taşındığını belirtiyor. Günümüzde Altıntepe kazılarında elde edilen seramik parçaları, metal mobilya aksamları gibi birçok eser Erzincan Müzesi’nde sergilenmektedir.








