Antalya'da ilaç kimyası buluşması: Türkiye'nin sağlık geleceği masaya yatırıldı

SAĞLIK Yayınlanma : 09 Şubat 2026 13:30 Düzenleme : 09 Şubat 2026 13:30
Antalya'da ilaç kimyası buluşması: Türkiye'nin sağlık geleceği masaya yatırıldı
Antalya'da düzenlenen 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi'nde Türkiye'nin sağlık alanındaki geleceği masaya yatırıldı. Yerli ilaç hammaddesi üretimi ve üniversite-sanayi iş birliğinin önemi vurgulandı.

Atatürk Üniversitesi ve Kimyagerler Derneği iş birliğiyle bu yıl 14.'sü düzenlenen Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi, Antalya'da yoğun katılımla gerçekleşti.

İlaç Sektörünün Paydaşları Bir Araya Geldi

Kimyagerler Birliği tarafından 2013'ten bu yana düzenli olarak organize edilen ve ilaç alanındaki tüm paydaşları bir araya getirmeyi amaçlayan kongre, 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya'da yapıldı. Atatürk Üniversitesi ile Kimyagerler Derneği'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve araştırmacıları bir araya getirdi. Kongre süresince ilaç araştırmaları, üretim süreçleri ve yenilikçi projeler ele alındı. Ayrıca akademi ve sanayi arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, üniversite-endüstri ortaklıklarının geliştirilmesi ve kalıcı bilimsel ağların kurulması hedeflendi. Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) da standıyla yer alarak yürüttüğü bilimsel ve teknolojik çalışmaları katılımcılara tanıttı.

Türkiye'nin Sağlık Alanındaki Potansiyeli ve Hedefleri Tartışıldı

Açılış konuşmasını yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, kongrenin sadece akademik bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin sağlık alanındaki geleceğine yönelik stratejik bir vizyonun paylaşıldığı bir platform olduğunu belirtti. Pandemi sürecinin ilaç ve aşı geliştirme kapasitesinin stratejik önemini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Hacımüftüoğlu, Türkiye'nin ilaç üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak hammadde üretiminde dışa bağımlılığın ciddi riskler taşıdığını ifade etti. Bu bağımlılığın azaltılması ve yerli üretimin artırılması için Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü'nün önemine değinen Hacımüftüoğlu, enstitü bünyesinde stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin Türkiye'de üretilmesinin hedeflendiğini ve bu doğrultuda çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Yerli Üretim İçin Kritik Adımlar Atılıyor

Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi'nin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarındaki güçlü akademik altyapısıyla ilaç üretimi konusunda önemli bir misyon üstlendiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleriyle kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü'nün faaliyete geçtiğini ve 16 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığını hatırlattı. Enstitü bünyesinde 88 bilim insanının 11 farklı araştırma grubunda çalıştığını ve her bir gruba 1 milyon lira proje bütçesi ayrıldığını belirten Hacımüftüoğlu, ilk altı aylık raporların umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Laboratuvar ölçeğinden sanayi ölçeğine geçişin kritik olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, EVYAP firmasının 10 milyon Euro'luk desteğiyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde bir İlaç Hammadde Üretim Merkezi kurulacağını ve tesisin yaklaşık iki yıl içinde üretime başlayacağını müjdeledi. Kongrenin, Türkiye'nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli ve millî üretim hedeflerine önemli katkılar sunması bekleniyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.