Son yılların en şiddetli yağışlarının yol açtığı sel felaketleri, modern mühendislik harikası köprüleri birer birer yıkarken, Sivas'ta 8 asırdır ayakta duran Tarihi Eğri Köprü, günümüz mimarilerine adeta ders veriyor.

YAĞMURUN VE SELİN VURDUĞU MODERN KÖPRÜLER
Türkiye'nin dört bir yanında etkili olan bahar yağmurları, nehir ve akarsularda tehlikeli bir yükselişe neden oldu. Bu durum, Tokat gibi şehirlerde alınan tedbirler kapsamında bazı modern köprülerin kontrollü bir şekilde yıkılmasına yol açtı. Ancak bu yıkımlar, asırlardır ayakta duran tarihi taş köprülerin dayanıklılığı karşısında bir kez daha gözleri üzerine çekti.

SELÇUKLU MİMARİSİNE BİR ÖRNEK: EĞRİ KÖPRÜ
Sivas'ta Kızılırmak Nehri üzerine inşa edilen Tarihi Eğri Köprü, 800 yılı aşkın süredir coşkun sulara meydan okuyarak dimdik ayakta kalmayı başarıyor. Selçuklu dönemine ait olduğu düşünülen ve 173 metre uzunluğunda, 18 kemerli bu yapı, ortasındaki 'eğri' tasarımıyla adeta bir dalgakıran görevi görüyor. Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, köprünün bu özgün tasarımının, Kızılırmak'ın akış hızını keserek sel ve taşkınların etkisini azaltmak amacıyla yapıldığını belirtiyor. Köprünün kesme taştan inşa edilmiş sağlam ayakları ve kemerli yapısı, suyun itki kuvvetini kırmada kritik rol oynuyor.

TARİHİ KÖPRÜLERİN SAĞLAMLIK SIRRI
Budaktaş, günümüz modern köprülerinin beklentilere rağmen sel felaketlerinde yıkılmasına karşılık, tarihi köprülerin yüzyıllarca ayakta kalmasının temel nedeninin mimari tasarımın sağlamlığı, kullanılan malzeme kalitesi ve işçiliğin ustalığı olduğunu vurguluyor. Günümüz yapılaşmasında temel sağlamlığının göz ardı edilmesinin, benzer facialara davetiye çıkardığını belirten Budaktaş, Eğri Köprü'nün kalın ve sağlam temeller üzerine oturtulmuş ayaklarının, yapıyı asırlardır ayakta tutan en önemli unsur olduğunu ifade ediyor.







