1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla açıklama yapan Çallı, sütün sadece besleyici bir gıda maddesi değil, aynı zamanda toplumsal sağlık, ekonomik refah ve kırsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin yıllık süt üretiminin 23 milyon tona yaklaştığını ve bu üretimle Avrupa’nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını ifade eden Çallı, sektörde 2 bin 500’ün üzerinde sanayi tesisi bulunduğunu ve 1 milyondan fazla kişiye istihdam sağlandığını söyledi.
Geçen yıl itibarıyla süt ürünleri ihracatının yaklaşık 500 milyon dolara ulaştığını aktaran Çallı, şunları kaydetti:
“Üretimdeki gücümüzü ihracata daha iyi yansıtabilmek için Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde uygulanan çiğ süt regülasyonunun yerine, kaliteli sütten elde edilen peynir, labne ve mozarella gibi katma değerli ürünlerin desteklendiği bir modele geçilmelidir. Bu sayede hem çiftçimiz kazanç sağlayacak hem de iç piyasada fiyat istikrarı korunacaktır.”
Türkiye'nin süt bazlı geleneksel ürünler bakımından önemli bir kültürel mirasa sahip olduğunu da dile getiren Çallı, bugüne kadar 70’ten fazla coğrafi işaretli süt ürününün tescil edildiğini ve bazılarının Avrupa Birliği tarafından da koruma altına alındığını hatırlattı.
Tüketicilere de uyarılarda bulunan Çallı, kapıdan alınan sütlerin mutlaka sorgulanması gerektiğini belirterek, “Ambalaj sadece ürünü değil, tüketicinin sağlığını da korur. Dernek olarak biz, tüketiciye ulaşan her ambalajlı ürünün arkasındayız. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından 7/24 denetlenen, ulusal ve uluslararası standartlara açık, şeffaf ve sürdürülebilir bir üretim süreci yürütüyoruz,” ifadelerini kullandı.







