Baharın müjdesiyle 600 kilometrelik kovan göçü: Arıcıların zorlu yolculuğu başladı

EKONOMİ Yayınlanma : 05 Haziran 2026 05:22 Düzenleme : 05 Haziran 2026 05:22
Baharın müjdesiyle 600 kilometrelik kovan göçü: Arıcıların zorlu yolculuğu başladı
Yazın gelmesiyle gezgin arıcılar, çiçek balı üretimi için kıyı bölgelerden iç kesimlere 4 aylık zorlu bir mesaiye başladı. Yaklaşık 600 kilometre yol kat eden arıcılar, doğanın ve vahşi yaşamın risklerine rağmen bal üretimi için mücadele ed
Baharın müjdesiyle 600 kilometrelik kovan göçü: Arıcıların zorlu yolculuğu başladı

Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte, Türkiye'nin dört bir yanındaki gezgin arıcılar için yoğun bir mesai dönemi başladı. Kış aylarını Akdeniz'in daha sıcak ikliminde geçiren arıcılar, çiçek balı üretimi amacıyla kovanlarını daha serin ve zengin floraya sahip iç bölgelere taşımaya koyuldu. Bu anlamlı göç yolculuğu, bal üretimi açısından önemli bir merkez olan Sivas'ta da start verdi.

Baharın müjdesiyle 600 kilometrelik kovan göçü: Arıcıların zorlu yolculuğu başladı 1

ÇİÇEK BALI HASADI İÇİN BÜYÜK GÖÇ

Bal üretimiyle Türkiye'de ilk 5 il arasında yer alan Sivas, baharın müjdecisiyle birlikte gezgin arıcıları ağırlamaya başladı. Kış mevsimini Mersin gibi güney bölgelerinde geçiren arıcılar, havaların ısınmasıyla birlikte binlerce kovanı daha verimli çiçeklere ev sahipliği yapan Sivas'a nakletti. Yaklaşık 420 kovanı bulunan üretici Hıdır Yıldırım da, bu zorlu taşınma sürecini başarıyla tamamlayarak kovanlarını Sivas'ın Kardeşler Tepesi mevkisine yerleştirdi. Burada yöreye özgü çiçek balı üretimine başlayan Yıldırım, günün büyük bir bölümünü kovanların bakımı ve düzeniyle ilgilenerek geçiriyor.

Baharın müjdesiyle 600 kilometrelik kovan göçü: Arıcıların zorlu yolculuğu başladı 2

KONAR-GÖÇER BİR YAŞAM VE DOĞANIN RİSKLERİ

Hıdır Yıldırım, "Konargöçer bir hayat yaşıyoruz. Ülkemizin sunduğu eşsiz doğa kaynaklarını halkımıza sunmak için bu yollara düşüyoruz" diyerek yaşadıkları süreci anlattı. Yaklaşık 600 kilometre yol kat ederek Sivas'a ulaştığını belirten Yıldırım, "Haziran ayında üretime başlıyor, ağustos sonunda sağım yapıyoruz. Ardından çam balı için Ege'ye yöneliyoruz. Eğer çam balı için uygun ortam bulamazsak, arıları kış uykusuna yatırmak üzere tekrar Mersin veya Antalya'ya gidiyoruz. İlkbaharda kovanlardaki arı popülasyonu arttığında ise yeniden Sivas gibi yerlere geliyoruz. Eylül sonuna kadar buradayız." ifadelerini kullandı. Mesleklerinin doğayla iç içe olmasının yanı sıra ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Yıldırım, "Çalıştığımız meslek ölümcül olabilecek riskler taşıyor. Arı hatayı affetmez. Bunun yanı sıra keneler, yılanlar, akrepler gibi tehlikelerle ve hatta bal için gelen ayılarla mücadele etmek zorundayız. Hayatımız risk dolu, kolay bir yaşam değil." diyerek gezgin arıcılığın zorluğunu dile getirdi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.