Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin dış politikasının temel prensiplerini ve son dönemdeki stratejik hamlelerini detaylandırdı. Bakan Fidan, 'Geriye dönüp baktığımızda, son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik. Bunun siyasi ve ekonomik maliyetini ödedik; ancak insanlık onurundan taviz vermedik' ifadelerini kullanarak, Türkiye'nin krizler karşısındaki duruşunu vurguladı.

TÜRK DIŞ POLİTİKASI VİZYONU
16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nda konuşan Fidan, Türkiye'nin krizlere edilgen bir izleyici değil, süreçleri şekillendiren bir aktör olduğunu belirtti. Günümüz dünyasında diplomatların çok yönlü bir stratejist olması gerektiğini vurgulayan Bakan, 'Vizyoner bir bakış açısıyla dünyayı okuma pratiği geliştirmek zorundayız' dedi. Türkiye eksenli, bağımsız ve milli bir vizyonun dış politikanın temeli olduğunu kaydeden Fidan, 'Türkiye Yüzyılı' hedefiyle yakın coğrafyada güvenlik ve refah üreten, küresel düzeyde 'düzen kurucu' rolünü pekiştiren bir Türkiye inşa edildiğini söyledi.

GAZZE VE RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA TÜRKİYE’NİN ROLÜ
Gazze'de yaşananlar karşısında küresel vicdanın sesi olduklarını belirten Bakan Fidan, Filistin meselesindeki ilkeli tutumun ateşkesin sağlanmasında rol oynadığını ifade etti. 'Artık Batı başkentlerinde dahi iki devletli çözüm kabul görüyorsa, bunda Türk diplomasisinin ısrarlı ve ilkeli duruşunun payı büyüktür' dedi. Rusya-Ukrayna savaşında ise 'savaşın kazananı, adil bir barışın ise kaybedeni olmaz' ilkesiyle hareket ettiklerini ve İstanbul'un hala tarafların bir araya gelebildiği yegâne platform olma özelliğini koruduğunu sözlerine ekledi. Suriye'deki durumla ilgili olarak ise, 'Bu süreçte yalnız bırakıldığımız, birçok ülkenin terör örgütleriyle taktiksel işbirliklerine girdiği dönemler oldu. Ancak biz rotamızdan şaşmadık. Ve nihayetinde tarih kendi hükmünü verdi.' değerlendirmesinde bulundu.








