Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yakın zamanda yürürlüğe girmesi beklenen Sosyal Medya Yasası öncesinde sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle kritik bir toplantı gerçekleştirdi. İstanbulda düzenlenen buluşmada, dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik atılacak adımlar masaya yatırıldı. Bakan Göktaş, toplumsal bir seferberlik çağrısında bulunarak, "Bu yasayı çıkarmazsak, 2050de bize çocukların sosyal medyada istismarla karşılaşmasına nasıl göz yumdunuz diye soracaklar" uyarısını yaptı.

DİJİTAL DÜNYADA BEŞ BÜYÜK TEHDİT
Bakan Göktaş, STK temsilcilerine yaptığı sunumda çocukları bekleyen beş temel tehlikeyi sıraladı. İnternete erişimi olan her 10 çocuktan 6sının tanımadığı kişilerle iletişim kurduğunu belirten Göktaş, "Gerçek hayatta çocukların sigara içmesine, kumar oynamasına izin vermiyoruz ama sanal dünyada aynı tehlikeler ekranların arkasında yaşanıyor" dedi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sosyal medya kullanımının ergenlerde depresyon riskini yüzde 35 artırdığını vurgulayan Bakan, UNICEF araştırmasında 14-17 yaş arası gençlerin yüzde 46sının sosyal medya paylaşımları yüzünden kendini yetersiz hissettiğini açıkladı.

SINIRSIZLIK ÖZGÜRLÜK DEĞİL TEHLİKEDİR
"Nasıl ki gerçek hayatta çocuğumuza sınırsız tatlı ya da oyuncak vermiyorsak, sosyal medyayı da sınırsız kullanmasına izin veremeyiz" diyen Bakan Göktaş, sınırsızlığın çocuk için özgürlük değil tehlike olduğunun altını çizdi. Toplantıda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uzmanları tarafından "Sosyal Medya Yasası ve 16 Yaş Altına Yönelik Düzenleme" konulu detaylı bir sunum yapıldı. STK temsilcileri ise sürece ilişkin görüş ve önerilerini paylaşarak, dijital dünyada çocuk haklarının korunması için ortak çalışma taahhüdünde bulundu.

TÜRKİYEDEN DÜNYAYA ÖNCÜ ADIM
Programın sonunda tüm katılımcılar Türkiyenin Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesini imzaladı. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanının imzaladığı bu sözleşmenin dijital dünyada çocukların üstün yararını gözeten kalıcı bir iş birliği kurmak amacı taşıdığını belirtti. "Bu sözleşme toplumsal bir seferberlik çağrısıdır" diyen Göktaş, hep birlikte hareket edilirse sadece çocukların değil, toplumun geleceğinin de korunabileceğini ifade etti. Toplantı, dijital çağın getirdiği risklere karşı devlet-STK iş birliğinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.







