Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gümüş Demirçubuk, bebeklerin erken yaşta inek sütü tüketiminin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.
BEBEKLERİN İLK YILINDA SÜT TÜKETİMİ
Dr. Demirçubuk, bebeklerin yaşamlarının ilk 12 ayı boyunca yalnızca anne sütü veya uygun formül mamalarla beslenmesi gerektiğini vurguladı. İnek sütünün bebeklerin hassas sindirim sistemleri için uygun olmadığını belirten Demirçubuk, "İnek sütü, bebeklerin sindirim sistemine uygun değildir. İçeriğindeki yüksek protein ve mineral oranı, böbrekleri zorlayabilir ve bağırsaklarda mikroskobik kanamalara neden olabilir. Bu durum, demir eksikliği anemisine yol açabilir" dedi.
ALERJİ VE LAKTOZ DUYARLILIĞI RİSKİ
Bazı çocuklarda inek sütü proteinine karşı alerjik reaksiyonların görülebileceğini ifade eden Dr. Demirçubuk, bu durumun cilt döküntüleri, kusma, ishal, karın ağrısı veya solunum problemleri gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini söyledi. Ailelerin bu belirtileri fark etmeleri durumunda mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini belirtti. Bir yaşını doldurmuş çocuklarda günlük süt alımının 200 ml ile sınırlandırılmasını öneren Demirçubuk, aşırı süt tüketiminin iştahsızlığa, demir eksikliğine ve dengesiz beslenmeye neden olabileceği konusunda aileleri uyardı. Çocuğun yaşına uygun dengeli bir beslenme programının önemine dikkat çekti.
ANNE SÜTÜ HER ZAMAN İLK TERCİH OLMALI
Dr. Ayşe Gümüş Demirçubuk, anne sütünün bebekler için en değerli besin kaynağı olduğunu hatırlatarak, bebeğin ihtiyacı olan tüm besin öğelerini ve bağışıklık destekleyici maddeleri içerdiğini vurguladı. Her annenin ilk 6 ay sadece anne sütü vermeye gayret etmesi gerektiğini, 6. aydan sonra ise uygun ek gıdalarla birlikte emzirmeye devam edilmesi gerektiğini belirtti. 1 yaşından önce inek sütü verilmemesi gerektiğini ve süt alerjisi belirtileri gözlemlenirse mutlaka doktora başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi. 1 yaşından sonra sütün ölçülü ve dengeli bir şekilde verilmesi gerektiğini, alternatif kalsiyum kaynaklarının (yoğurt, peynir, yeşil sebzeler) de dengeli bir şekilde tüketilmesinin önemini vurguladı.









