Yozgat'ın Saraykent ilçesi, Tunç Çağı'ndan Roma dönemine kadar uzanan zengin bir tarihi mirasa ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi ile dikkat çekiyor. Hem arkeolojik kalıntıları hem de doğal güzellikleriyle öne çıkan bu antik yerleşim, tarih ve doğa meraklıları için önemli bir durak olma potansiyeli taşıyor.

STRATEJİK KONUM VE UYGARLIK İZLERİ
Yozgat'ın doğusunda, tarihi İpek Yolu güzergahı üzerinde stratejik bir konuma sahip Saraykent ilçesi, Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içinde yer alan Yılan Boynu Tepesi ile binlerce yıllık bir geçmişi gün yüzüne çıkarıyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal bir kayalık alan üzerinde yükselen tepe, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanı ile dikkat çekiyor. Tepenin yüzeyinde bulunan seramik buluntular, buranın Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığını gösteriyor. Dik yamaçları ve stratejik konumu, antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanılmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

TARİHİ SÜREÇ VE YERLEŞİM GELİŞİMİ
İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan, ilk yerleşimin Yılan Boynu Tepesi eteklerinde başladığını belirterek, tarihi sürece ışık tutuyor. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" ifadeleriyle, bölgenin tarihsel gelişimini ve yerleşim dinamiklerini aktarıyor. Bu bilgiler, Yılan Boynu Tepesi'nin sadece arkeolojik bir alan olmadığını, aynı zamanda yaşayan bir tarihin tanığı olduğunu ortaya koyuyor.







