Böbrek taşı tehdidi: Tuzlu beslenme ve protein yüklemesi başrolde

SAĞLIK Yayınlanma : 16 Nisan 2026 20:47 Düzenleme : 16 Nisan 2026 20:47
Böbrek taşı tehdidi: Tuzlu beslenme ve protein yüklemesi başrolde
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, tuzdan zengin beslenme ve aşırı protein tüketiminin böbrek taşı riskini artırdığını belirtti. Modern tedavi yöntemleri başarıyla uygulanırken, yaşam tarzı değişiklikleri tekrarı önlemede kritik.

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, toplumda yaygın olarak görülen böbrek taşı hastalığının temelinde yatan en önemli nedenlerden birinin beslenme alışkanlıkları olduğunu vurguladı. Özellikle tuzdan zengin gıdalarla beslenmek ve protein tüketimini aşırıya kaçırmak, taş oluşumu riskini ciddi şekilde artırıyor.

Böbrek taşı tehdidi: Tuzlu beslenme ve protein yüklemesi başrolde 1

BÖBREK TAŞI RİSKİNİ ARTIRAN FAKTÖRLER

Prof. Dr. Bolat, Medicana International Samsun Hastanesi'nde yaptığı bilgilendirmede, böbrek taşı vakalarının dünyada ve Türkiye'de ortalama yüzde 11-15 oranında görüldüğünü belirtti. Kurak bölgelerde sıvı alımının azlığı ve sıvı kaybının fazlalığı nedeniyle bu oranın daha da yükselebildiğini söyledi. Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın önemli bir rolü olsa da, beslenme alışkanlıklarının ve proteinin aşırı tüketiminin taş oluşumunda başı çektiğini ifade etti. Daha önce taş hastalığı geçirmiş kişilerin 5 yıl içinde yüzde 30-50 oranında tekrar bu durumla karşı karşıya kalma ihtimali bulunduğunu da ekledi.

TAŞ HASTALIĞININ CİDDİYETİ VE BELİRTİLERİ

Taş hastalığının küçük kristallerin birikmesiyle oluştuğunu ve bazen böbreğin tamamını doldurabilecek kadar büyüyebildiğini anlatan Prof. Dr. Bolat, "Taş, böbrek kanalını tıkamadığı sürece genellikle ağrı yapmaz. Ancak tıkanıklık durumunda şiddetli ağrı, bulantı, kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. Enfeksiyonlarla birlikte seyrettiğinde ise hayati risk taşıyan septik durumlara yol açabilir. Böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez olduğu için zamanında teşhis ve tedavi hayati önem taşır." dedi. Böbrek taşının en belirgin semptomunun ağrı olduğunu, bunun yanı sıra idrarda kanama, yüksek ateş ve bulantı-kusmanın da görülebileceğini sözlerine ekledi.

MİNİMAL İNVAZİV TEDAVİ VE ÖNLEYİCİ ÖNLEMLER

Günümüzdeki teknolojik imkanlarla taş hastalıklarının minimal invazif yöntemlerle yüzde 100'e yakın başarıyla tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Bolat, hastaların genellikle kısa sürede taburcu edildiğini söyledi. Ancak tedavinin tek başına yeterli olmadığını, hastaların yaşam tarzlarında değişiklikler yapmasının tekrar oluşumu engellemede kritik rol oynadığını vurguladı. Yeterli sıvı alımı, protein ağırlıklı beslenirken dengeli beslenmek, tuz tüketimini azaltmak ve hareketsiz kalmamak gibi önlemlerin önemine dikkat çekti. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini de hatırlattı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.