Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü 2025/60355 sayılı soruşturma kapsamında önemli bir ifade daha ortaya çıktı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, verdiği ek ifadede, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıkları hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Böcek, daha önceki beyanlarında Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro nakit götürdüğünü belirtmişti. Ancak yeni ifadesinde, Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek talep ettiğini ve bunun 5 milyon Euroluk kısmını 'havale' yöntemiyle gönderdiğini öne sürdü. Ayrıca İmamoğlu'nun, cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi'nin harcamalarını da kendisinin karşılamasını istediğini iddia etti.

İMAMOĞLU İLE KRİTİK GÖRÜŞME VE MADDİ TALEPLER
Muhittin Böcek, 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecine dair yaşadıklarını da anlattı. İstanbul'da Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin de tanıklık ettiğini söyledi. Böcek'e göre İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını ifade etti. Ancak görüşmenin en dikkat çekici detayı, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destekti. Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyacı olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek, siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini ve Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü.

'HAVALE' YÖNTEMİ VE ÖDEME DETAYLARI
Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çektiğini ve üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı bir kâğıdı zarf içinde verdiğini belirtti. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini ifade etti. Bu yöntemin 'havala' adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını ve 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek, ayrıca bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti. Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice’nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti.







